Sihirli Hikaye Sihirli Hikaye Arkaplan Resimleri Sihirli Hikaye Logo

Karı-Koca Fıkraları

Karı-Koca fıkraları; evli çiftler arasında arasındaki atışmaları ve aldatma durumunu konu edinir. Araya bazen de kaynana muhabbeti girer.

Yaşı geçkin evli çift çocuk sahibi olamayınca evlat edinmeye karar vermişler. Nasıl olduysa, Çin'li bir bebeğe denk gelmişler. Hal böyle olunca da gidip Çince kursuna kayıt yaptırmışlar.

Çince kursunun hocası, çifte sormuş:

- Efendim Çince zaten çok zor bir dildir. Bu yaştan sonra Çince'yle işiniz nedir?

Çift de durumu açıklamış:

- Beyefendi biz bir bebek evlat edindik. O da Çin'li denk geldi. Daha çok küçük, konuşamıyor ama büyüyüp konuşmaya başlayınca dilini nasıl anlayacağız?

Arap şeyhi karılarını toplayıp karşısına almış ve üzücü haberi açıklamış:

- Sevgili karılarım; üzgünüm ama sizleri boşayacağım. Ne yazık ki ben başka bir hareme aşık oldum!...

İki adam Akmerkez'de karılarını kaybetmiş hararetle arıyorlarmış. Ortada koşuşturup dururken birbirlerine çarpmışlar. Ne oluyor birader demeye kalmamış birisi; "Kardeş kusura bakma karımı kaybettim de onu arıyorum" demiş. Diğeri; "Sende kusura bakma ama bende karımı arıyorum" demiş.

Adamlardan birinin aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki; "Arkadaşım, madem ikimizde karılarımızı arıyoruz, karılarımızın tipini birbirimize tarif edelim ve ayrı ayrı yerlerde aramaya başlayalım. Eğer rastlarsak saat 12'de Mc Donald's 'ın önüne gitmesini söyleriz demiş. Diğeri tamam demiş ve başlamış karısını tarif etmeye; "Benim karım sarışın, mavi gözlü, 21 yaşında, 1.75 boyunda, 60 kg, topuklu beyaz ayakkabı ve kırmızı mini etekli tek parça elbise giyiyor" demiş. Ve diğer adama "Senin karın nasıl biri ?" diye sormuş. Diğer adam;

- Boşver benimkini seninkini arayalım...

Kadının iki gözü mosmor, annesinin evine gelmiş. Annesi kimin yaptığını sorunca:

- Kocam!

- Peki, o yurt dışında değil miydi?

- Ben de öyle sanıyordum!

Yeni evli bir çift balayına çıkmışlar. Bir gece sahilde yürümeye başlamışlar, ellerine taş alıp denize atıyorlarmış. Kadın denize atıyorum diye yanlışlıkla çalılara doğru atmış ve bir şişenin kırıldığını ve bir sesin geldiğini duymuşlar. Hemen oraya gitmişler ve kadın oradaki şarapçıdan özür dilemeye başlamış. Şarapçı adam ise:

- Özüre gerek yok. Ben bir cinim. Bu şişenin içinde yıllardır hapistim. Beni kurtardınız, benden üç dilekte bulunabilirsiniz! demiş.

Adam:

- Çok paramın olmasını istiyorum! demiş.