Arzu ile Kamber
Bundan asırlar önce Suriye tarafında bir köyde Kamber adında fakir bir genç yaşarmış. Babası ölünce; Daraz Beyleri köyünden gelin gelmiş olan garip anası ile köyde biçare kalmışlar. Kamber babasından kalan koyunlarla, dayısının koyunlarını güdermiş. Dayısı, Kamber’i çok severmiş. Adamın üç tane kızı varmış. Adam, yeğeninin oğlu olan ve babası öldükten sonra ona emanet kalan Kamber’e koyunlarını emanet edip iş sağlamış; istediği takdirde de üç kızından biriyle evlendirmeyi vaat etmiş. Bir müddet bu işi yapan Kamber’in, annesi de vefat etmiş. Kamber artık tek başına kalıvermiş.
Leyla ile Mecnun
Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur. Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır. Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen bu aşkı öğrenen Leyla'nın annesi, Leyla'yı okuldan alır. Kays, Leyla'yı göremeyince üzüntüden çılgına döner, başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar. Mecnun'un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla'yı isterse de; "O artık mecnun (deli, çılgın) oldu" deyip vermezler Leyla'yı.
Hangi Ressam
İki kedi sohbet ederlerken biri diğerine sormuş:
- Ben Van Gogh'un resimlerine bayılıyorum! Senin en sevdiğin ressam hangisi?
- Walt Disney, diye yanıtlamış beriki.
- Ama o ressam değil ki!
- Evet... Ama fareleri harika çiziyor!...
Aslan ve Çakal
Aslan ve çakal ormanda otururlarken canları sıkılmış. "Ne yapalım?" diye düşünmüşler. Bakmışlar tavşan geçiyor... Çakal demiş ki:
- Tavşanı dövelim!
Aslan demiş:
- Ne diye döveceğiz?
Çakal:
- Kralım! demiş. Şapkası yok diye dövelim!
Sihirli Keman
Çok eskiden, genç bir kadın, kocasını ve küçük yaştaki oğlunu terk ederek ortalıktan kaybolmuş, bir daha da ortalıkta görünmemişti. Kocası bir müddet sonra yeniden evlenmiş, çocuk da üvey anne eline düşmüştü. Vakti gelip çocuk okula başladı. Ama derslerinde hiç başarı göstermiyordu. Yaşıtları arasında en başarısızı o idi. Çocuk derslerini başaramadıkça baba ve üvey annesi tarafından aşağılanıyor, ara sıra da tartaklanıyordu. Çocuk böyle aşağılandıkça daha başarısız oluyor, başarısız oldukça da aşağılanıyordu. Bu durumda işin içinden çıkması mümkün değildi. Adı bir defa "aptal"a çıkmıştı.
