- Ana Sayfa
- Hikayeler
- Fıkralar
- Asker Fıkraları
- Çocuk Fıkraları
- Deli Fıkraları
- Doktor Fıkraları
- Hayvan Fıkraları
- Karadenizli Fıkraları
- Karı-Koca Fıkraları
- Karışık Fıkralar
- Nasreddin Hoca Fıkraları
- Okul Fıkraları
- Ölümle İlgili Fıkralar
- Sarhoş Fıkraları
- Sarışın Fıkraları
- Siyasi Fıkralar
- Spor Fıkraları
- Yahudi Fıkraları
- Yaşlı Fıkraları
Gül Yaprağı
Uzakdoğu'da bir budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı, kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda ne vurulacak bir tokmak ne çalınacak bir zil vardı.
Bir süre sonra kapı açıldı... İçerdeki budist, kapıda duran yabancıya baktı... Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, tapınağa girmek ve burada kalmak istiyordu. Budist bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı. Bu, yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yabancı tapınağın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üsünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki budist saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı...
Giriş yaparak sevdiğiniz/sevmediğiniz yazıları işaretleyebilirsiniz.

Yorumlar
- cevapla
1 - gibsit 04 Eylül 2009 - 01:00ha bir eksik ha bir fazla.budist aklı işte alsana adamı içeriye...
Yeni yorum gönder