- Ana Sayfa
- Hikayeler
- Fıkralar
- Asker Fıkraları
- Çocuk Fıkraları
- Deli Fıkraları
- Doktor Fıkraları
- Hayvan Fıkraları
- Karadenizli Fıkraları
- Karı-Koca Fıkraları
- Karışık Fıkralar
- Nasreddin Hoca Fıkraları
- Okul Fıkraları
- Ölümle İlgili Fıkralar
- Sarhoş Fıkraları
- Sarışın Fıkraları
- Siyasi Fıkralar
- Spor Fıkraları
- Yahudi Fıkraları
- Yaşlı Fıkraları
Anket
Hikayeler
Hikaye; hayali ya da gerçek olayları konu edinen, okuyanda ya da dinleyende çeşitli duyduları tetikleyen, yazılı veya sözlü kısa anlatımlardır.
İki derviş, yolculukları sırasında bir dere kenarına varmışlar. Genç bir kadın dere kenarında karşıya nasıl geçeceğini bilemez halde ağlamaktaymış. Dervişlerden biri, genç kadını kucaklayıp suyun öteki tarafına bırakmış. Öteki derviş, arkadaşının bu davranışını hiç hoş karşılamamış ancak sesini de çıkarmamış. Dervişler dere kenarından bir kilometre kadar uzaklaştıklarında; diğer derviş daha fazla dayanamamış ve arkadaşına hışımla dönmüş:
Sultan Mahmut kıyafet değiştirip, beraberinde sadrazam ve birkaç muhafız ile halkı teftişe çıkmış. Dolaşırken bir kahvehaneye girip oturmuşlar. Bakmışlar müşteriler kahvehaneciye seslenip duruyor: "Tıkandı Baba, çay getir"; "Tıkandı Baba kahve getir". Tıkandı Baba lakabı Sultan Mahmut'a ilginç gelmiş. Merak edip kahvehaneciyi çağırmış. Kahvehaneci gelince:
- Baba sana neden "Tıkandı Baba" derler? Hele otur da anlat, demiş.
Tıkandı Baba başlamış anlatmaya:
Çok samimi iki arkadaş vardı. Biri çok kurnaz ve atılgan; diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan, saf olanın yanına gidip işlerinin bozulduğunu söyleyerek ondan para istedi. Saf kahramanımızın kalbi de saf ve temiz olduğundan kırmadı can dostunu, verdi elinde avucunda ne varsa… Kurnaz arkadaş bu parayla islerini düzeltti. Bir süre geçmişti ki aradan kurnaz olan, saf arkadaşından; arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını istedi. Kızı çok beğendiğini ve onsuz yaşayamayacağını söyleyerek… Saf olan, nişanlısıyla konuştuktan sonra, onu da verdi çok sevdiği dostuna.
Günün birinde vezir padişah ile samimiyetine güvenerek; padişahın neşeli bir zamanında sorar:
- Hünkarım, bildiğiniz üzere sürekli yanınızdayım ve her konuda size yardımda bulunmaktayım. Akıllıca düşünmek ve sorunlara çözüm bulma konusunda da sizden aşağı kalır yanım yok! Lakin siz padişahsınız ben ise vezirinizim. Aramızda ne fark var?
Kuşlar, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka’nın Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşadığına ve her şeyi bildiğine inanırlarmış... Kuşlar Simurg Anka’nın, zor duruma düştüklerinde kendilerini kurtaracağına inanırmış. Kuşlar için her şey ters gitmeye başlayınca onlar da Simurg’u beklemeye koyulmuşlar. Bekledikçe iyice umutsuzluğa kapılıp Simurg’un var olduğundan bile kuşkulanır olmuşlar… En sonunda da umudu kesmişler…

Etiket Bulutu
Sihirli Hikaye
Bizi Takip Edin
Bağlantılar