Doktor Fıkraları

Doktor fıkraları; doktor-hasta ilişkilerini ve doktorların içine düştüğü ilginç durumları konu edinir.

Bir gün bir adam doktara gider doktora:

- Doktor bey, bir 50 sene daha yaşar mıyım?

Doktor adama dönüp şöyle der:

- İçkin var mı?

- Yok.

- Kumarın var mı?

- O da yok.

- Peki demiş hovardalığın var mı?

- Adam haşa!

Doktor:

- Ulan, içkin yok kumarın yok hovarda değilsin. Bir 50 yıl daha yaşayıp ne yapacaksın?!...

Oy ver:
loading
3(9 oy)

Doktorun karşısına, iki küçük çocuk gelmiş. Birisi:

- Bir bilye yuttum! Onu çıkarmanızı istiyorum!

Doktor öteki çocuğa sormuş:

- Ya sen ne istiyorsun?

- Onun yuttuğu bilye benim de, bilyemi istiyorum!...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Doktor muayene saatinin sonuna doğru kapıyı açıp salonda sohbet eden bir hanımla bir bey gördü. "Buyurun ikiniz de" dedi. İkisi de muayene odasına girdiler, doktor:

- Soyunun! dedi.

Adam soyunmaya başladı, biraz tereddütten sonra kadın da kızara bozara ve sinirlenerek soyundu. Soyunmaları bittikten sonra doktor adama:

- Bayan hep böyle sinirli midir?

- Vallahi bilmem... Ben de ilk defa görüyorum kendisini.

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Fazla ısınmış ilişkilerin, istenmeyen sonuçları birden ortaya çıkıveriyor. Cici genç kızlar, aralarında söyleşiyorlar:

- Neee? Bebek mi bekliyorsun?

- Evet, doktor söyledi.

- Babası kim?

- Bilmem... Doktor söylemedi...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Galeri sahibi ressamı arayıp:

- Bir iyi bir de kötü haberim var, demiş. İyi haber, adamın biri geldi. "Bir ressamın ölümü halinde resimlerinin değeri artar mı?" diye sordu. Ben de "Evet" deyince senin bütün resimlerini satın aldı.

- Harika, demiş ressam. Peki kötü haber ne?...

- Şey... demiş galeri sahibi. Bu adam senin doktorunmuş!...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Sayfalar