karı

Adamla karısı her zamanki gibi kilisede vaaz dinlemeye gidiyorlarmış. Ancak adam her seferinde vaazın ortalarına doğru uyuklamaya başlarmış, o yüzden yerlerine oturmadan once karısı çantasından bir çengelli iğne çıkartmış:

- Bana bak adam... demiş. Bugün de yanımda uyuklarsan; şu iğneyi artık nerene rast gelirse batıracağım!

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Sabahtan beri nefes almadan çalışan iş adamı, işten çıkıp eve gideceği sırada, kendisi gibi yoğun çalışan sekreterine bir öneride bulunmuş. Haydi birlikte yemeğe gidelim. Gitmişler, adam yemekte sormuş: "Dans etmeye gidelim mi?". "Olur" demiş sekreteri. Birlikte diskoteğe gitmişler. Sonra sekreterin evine gitmişler. Bir güzel sevişmişler. Sonra evine gelmiş adam. Arabasını park etmiş garaja. Cebinden bir parça tebeşir çıkarmış. Elbisesine irili ufakli çizikler atmış, biraz da eline bulaştırmış. Eve girdiğinde kendisini salonda bekleyen karısı sormuş:

- Neredeydin?

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Derbi maçından bir gün önce, iki taraftar konuşurlarken, biri sorar:

- Yarın maça geliyor musun?

- Hayır gelmiyorum, karım izin vermiyor.

Diğeri:

- Bak, bu işin kolayı var. Maçtan iki saat önce karımı kucaklıyorum, yatak odasına götürüyorum. Üzerindeki parçalarcasına çıkarıyorum, deliler gibi sevişiyoruz. O mutlu bir şekilde yatarken, ben de kaçıp koşa koşa maça geliyorum. Sen de bu yolu dene. Önceleri benim karım da izin vermiyordu.

Oy ver:
loading
5(4 oy)

Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boş zamanlarını hep bovling ve voleybol oynayarak geçirmektedir. Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz klübüne götürmeye karar verir. O akşam beraberce klübün kapısına gelirler. Kapıdaki bodyguard:

- Hey Roger... Seni görmek ne güzel! der.

Karısı:

- Daha önce buraya gelmişmiydin Roger?

Roger:

- Hayır..hayır o adamı bowlingten tanıyorum...

İçeri girerler ve bir masaya otururlar... Garson gelir... Garson:

- İyi akşamlar Roger! Her zamanki gibi Cin tonik değil mi?

Oy ver:
loading
2.5(6 oy)

Hoca'nın canı et yemeği istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş. "Akşama güzelce pişir bunları" demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşam da bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca'nın önüne. "Et nerede?" demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.

- Eti kedi yedi, demiş.

- Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış.

Bakmışlar ki tam iki kilo geliyor. Hoca hanımına sormuş:

Oy ver:
loading
4(24 oy)

Sayfalar