mahkeme

Bir keresinde, Hoca Akşehir'deki mahkemeye kadı tayin edilir. Bir gün bir adam koşarak mahkemeye gelir ve Hoca'ya:

- Farzedelim, iki inek merada dövüştü ve biri öldü. Hoca Efendi, öldürenin sahibi sorumlu tutulacak mıdır?

Adamın hilekar tavrı Hoca'nın gözünden kaçmaz: "Yerine göre!" der hüküm vermeden.

- Karar vermene yardımcı olabilir, Hoca Efendi. Senin inek benimkini öldürdü!..

- Bu halde, genel olarak bilindigi gibi inekler hayvandır. Hayvanlara sebep baglanmadığından dolayı, kesinlikle sorumsuzlardır. Bu yüzden de, sahibi sorumlu tutulamaz!

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Köylünün biri, sürekli tarlasına zarar veren ve tarlayı perişan edenin ne olduğu anlamak için, bir plan yapar. Bir kuytu köşeye çekilir ve gece gündüz beklemeye karar verir. Akşam karanlığı yeni çökmüştür ki; bir hışırtı duyar ve dikkat kesilir. Bir de bakar ki kocaman bir ayı. Tarladaki ekinden koparıyor, kokluyor beğenmediklerini atıyor, beğendiklerini karnını doyuruncaya kadar yiyor. Köylü çok şaşırıyor ve emin olmak için, bir akşam daha bekliyor. Ertesi akşam yine aynı ayı, aynı şekilde geliyor ve ekinleri koparmaya başlıyor.

Oy ver:
loading
4(17 oy)

Adam karısıyla kavga ederken dayanamamış sandalyeyi karısının kafasına geçirmiş. Kadın da kocasını mahkemeye vermiş. Mahkemede hakim adama sormuş:

- Evladım, karının kafasına neden sandalyeyle vurdun?

Adam utana-sıkıla cevap vermiş:

- Masayı kaldıramadım efendim!...

Oy ver:
loading
4(5 oy)

Adam karakola gidip bir gece önce evlerine giren ve halen gözaltında tutulan hırsızla görüşmek istemiş. "Olmaz!" diye cevap vermiş komiser:

- Kozunuzu artık mahkemede paylaşacaksınız!

- Hayır... Hayır... Hayır!... demiş adam. Gece yarısı karıma hissettirmeden eve nasıl girdi onu soracağım!...

Oy ver:
loading
4(5 oy)

David o gün çok yoğundu, seçim kampanyaları devam ediyordu. Aceleyle çevirdiği telefonda karşısına çıkan şarkı gibi bir sesle karşılaşınca şaşırdı. Özür dileyip kapattı. Ama o hoş ses, aklından çıkmıyordu. Ertesi gün sabah erkenden o numarayı aradı. Telefon çalarken, kalbi çok hızlı çarpıyordu. Evet karşısında yine o tatlı ses vardı. Kendisini tanıttı, konuşmaya başladılar. Konuştukça kızdan daha da etkileniyordu.Günler geçti. Hergün onunla konuşuyordu, onun sesini duymadan güne başlayamıyordu. Kızgın olduğunda sakinleştiriyor, üzgünken neşelendiriyor, monoton günlerde yeni heyecanlar aşılıyordu. O soğuk kış günleri bu sıcacık sesle ısınmış ve bahar gelmişti. Bu arada seçim kampanyaları da çetin bir şekilde devam ediyordu.

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Sayfalar