mazeret

Yakışıklı bir genç ve yaşlı bir Yahudi uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. İhtiyar biner binmez, genç adam saati sorar, ancak yanıt almaz. Tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış¸ istasyonuna gelmeden önce, ihtiyar:

- Şimdi saat 8.30 oldu! der.

Genç, şaşkınlıkla:

- Niye ancak şimdi cevap verdiniz ki? diye sorar.

Oy ver:
loading
4(38 oy)

Aslan ve çakal ormanda otururlarken canları sıkılmış. "Ne yapalım?" diye düşünmüşler. Bakmışlar tavşan geçiyor... Çakal demiş ki:

- Tavşanı dövelim!

Aslan demiş:

- Ne diye döveceğiz?

Çakal:

- Kralım! demiş. Şapkası yok diye dövelim!

Oy ver:
loading
4(154 oy)

Adamın biri yolda yürürken yaşlıca bir adama rastlamış. Bir de bakmış ki yaşlı adam, ellerini arkasına kenetlemiş öylece kendisine bakıyormuş. Biraz yaklaşınca yaşlı adam:

- Evladım senden bişey rica edebilir miyim?... Şu fermuarımı indirip beni işetebilir misin?... Sana zahmet, demiş.

Genç adam, yaşlı adamın haline acıyarak istenileni yapmış. Daha sonra yoluna devam ederken kollarının olmadığını sanıp acıdığı yaşlı adama, arkasını dönerek son kez bakmış. Bir de ne görsün; yaşlı adam elini kolunu sallayarak ilerliyor. Hemen geri dönüp yaşlı adamı yakalayıp sormuş:

Oy ver:
loading
3.5(46 oy)

Hans birgün eve gelmiş ve ailesi yemek masasındayken:

- Ben bir karar aldım ve Salomon'la evlenmeye karar verdim!

Bunu duyan aile şaşkınlık içinde ve hep bir ağızdan:

- Ne?! Ama o bir yahudi?!

Oy ver:
loading
3.5(11 oy)

İki fanatik futbolsever konuşmaktadır. Biri:

- Maça gitmiyor musun?

- Ne diye gideyim?.. Oynanan futbol değil ki... Hakemler kötü... Oynanan oyun itiş kakış... Saatlerce gişe önünde, kuyrukta bekle... İçeride kavga gürültü... Çıkışta vasıta bulamıyorsun...

Diğeri:

- Bende tıpkı senin gibi maça gitmiyorum. Bana da tıpkı senin gibi karım izin vermiyor!...

Oy ver:
loading
3(7 oy)

Sayfalar