Türk

Her milletten öğrencilere ödev vermişler. Filler üzerine yazın diye... Sonra yazılanları incelemeye sıra gelmiş:

Fransız: Fillerde cinsel yaşam.

Çinli: Fil pişirmenin bin yolu.

İngiliz: Safaride fil avlama teknikleri.

Alman: Filler ve fillerin Alman Dil ve Kültürü'ne etkileri.

İranlı: Filler çarşafa nasıl sokulur?

Amerikalı: Daha büyük ve görkemli fil nasıl yetiştirilir?

Japon: Daha küçük ve daha ucuz fil nasıl yetiştirilir?

Yahudi: Filler en pahalı, en kârlı nasıl satılır?

Oy ver:
loading
4(8 oy)

Bir Fransız, bir Amerikalı, bir Alman ve bir Türk, deniz kazası sonucunda ıssız bir adaya düşmüşlerdi. Bir hafta sonra Fransız konuştu:

- Ben yokken şimdi sevgilim kaç kez evime gelmiş, beni çok merak etmiştir.

Amerikalı atıldı:

- Ben yokken bütün medya gelmiş, beni arıyordur mutlaka!

Alman:

- Ben yokken patronum, yeni projeler için beni aramıştır mutlaka!

Ve Türk:

- Ben yokken kimbilir ne zamlar, ne vergiler gelmiştir!!!

Oy ver:
loading
4(1 oy)

Amerikalı ile Türk arkadaş olmuşlar. Amerikalı, bizim Türk'ü Amerika'ya davet etmiş. Amerikalı, bizim Türk'e Amerika'nın her yerini gezdirmiş. NASA'yı da gezdirmiş uzay araçlarını göstermiş. Bizim Türk demiş ki:

- Sizdeki teknolojiye çok hayran kaldığımı belirtmeliyim!

Neyse Türk, Türkiye'ye dönmüş. Bu sefer Amerikalı Türkiye'ye gelmiş. Bizim Türk acaba Amerikalı'yı nereye götürsem gezdirsem diye düşünmüş. En sonunda hamama götürmeye karar vermiş. Amerikalı ile hamama girmişler her taraf buhar. Amerikalı demiş ki:

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Uluslararası Cerrahlar Konferansı bittikten sonra bir Amerikalı, bir İngiliz, bir de Türk cerrah birlikte bir şeyler içmeye giderler. İngiliz başlar anlatmaya:

- Geçen gün bir iş kazası geçirmiş birini getirdiler. Adam presin içine sıkışmıştı. Sadece sol küçük parmağı vardı. Bizim elemanlarımız öyle iyi çalıştılar ki, önce parmağa bir el, sonra kol, sonra da vücut yaptılar. Adam taburcu olunca o kadar verimli bir işçi oldu ki onun yüzünden 5 işçi, işsiz kaldı.

Amerıkalı söz alır:

Oy ver:
loading
4.5(3 oy)

Çok eskilerde Türkiye'de yaşayan vatandaşımız, uzun seneler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş. Konu açılınca arkadaşına "Türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında" bir soru sormuş:

- Eskiden çok karizmatik bir adam vardı. İsmi Ecevit'ti. Ha bir de çok klasik bir politikacı vardı... Demirel. Şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar?

Arkadaşı cevaplamış:

- İkisi de duruyor... İkisi de başımızda hala... Yanlız bitakım değişiklikler oldu... Ecevit'in karizmatikliği gitti "tik"i kaldı... Demirel'in ise klasikliği gitti "s...k"i kaldı...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Sayfalar