Türk

Bir Fransız, bir Amerikalı, bir Alman ve bir Türk, deniz kazası sonucunda ıssız bir adaya düşmüşlerdi. Bir hafta sonra Fransız konuştu:

- Ben yokken şimdi sevgilim kaç kez evime gelmiş, beni çok merak etmiştir.

Amerikalı atıldı:

- Ben yokken bütün medya gelmiş, beni arıyordur mutlaka!

Alman:

- Ben yokken patronum, yeni projeler için beni aramıştır mutlaka!

Ve Türk:

- Ben yokken kimbilir ne zamlar, ne vergiler gelmiştir!!!

Oy ver:
loading
4(1 oy)

Albay askerlerin sigara içmelerine engel olmak için kantinin duvarına bir yazı astırmış. Yazıda: "Sigara öldürür" diye yazıyormuş. Ertesi gün oradan geçen albay yazının altındaki cevabı görmüş: "Türk askeri ölümden korkmaz!..."

Oy ver:
loading
3(4 oy)

Çok eskilerde Türkiye'de yaşayan vatandaşımız, uzun seneler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş. Konu açılınca arkadaşına "Türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında" bir soru sormuş:

- Eskiden çok karizmatik bir adam vardı. İsmi Ecevit'ti. Ha bir de çok klasik bir politikacı vardı... Demirel. Şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar?

Arkadaşı cevaplamış:

- İkisi de duruyor... İkisi de başımızda hala... Yanlız bitakım değişiklikler oldu... Ecevit'in karizmatikliği gitti "tik"i kaldı... Demirel'in ise klasikliği gitti "s...k"i kaldı...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

1950'li yıllarda Türkiye'ye birkaç Amerikalı mühendis gelmiş. Bazı imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlar Türkiye'de yol güzergahını belirleyecek ne alet var, ne de eleman. Nafia mühendisleri bir eşeği yokuşa sürüyorlarmış, arkasından da yol işçileri şeritmetre çekip eşeğin ayak izlerine kazık çakıyormuş. Böylece yapılacak yol için istikamet belirliyorlarmış. Bu durum Amerikalı mühendislerden birinin dikkatini çekmiş. Mühendis sormuş:

- Ne yapıyorlar böyle?

Türk yetkili:

- Rampada yolun güzergahını belirliyorlar.

Mühendis:

- Nasıl yani, anlayamadım? demiş.

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Sayfalar