Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Sarhoş sürücü arkadaşına döndü:

- Sanırım bir kasabaya yaklaşıyoruz.

- Nerden çıkardın şimdi bunu?

- Daha çok adam ezmeye başladık da!...

Oy ver:
loading
3.5(26 oy)

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. "Arabayı süren":

- Onbin liralık, dedi, süper olsun.

Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:

- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!

İkincisi; "araba kullanana" döndü:

- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!

Oy ver:
loading
4(72 oy)

Amerika'da bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Suzi varmış. Başlamış anlatmaya:

- Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı.

Öğretmen: - Güzel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir?

Suzi: - Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.

Öğretmen: - Aferin çok güzel. Lily sıra sende.

Oy ver:
loading
5(6 oy)

Yavru kutup ayısı annesine sorar:

- Anne sen kutup ayısı mısın?

- Evet yavrum!

- Peki ben kutup ayısı mıyım?

- Evet yavrum!

Sonra babasının yanına gider...

- Baba sen kutup ayısı mısın?

- Evet yavrum!

- Peki ben kutup ayısı mıyım?

- Evet yavrum!

Buradan da ablasının yanına...

- Abla sen kutup ayısı mısın?

- Evet canım!

- Peki ben kutup ayısı mıyım?

- Evet canım!

- Eee... Ben niye üşüyorum anasını satayım!!!

Oy ver:
loading
4(11 oy)

Zengin Arap şeyhi, kâhyasıyla Paris'e gelmiş, sokakta geziyordu. Paris'in en büyük caddesinde yürürken sıkıştılar. Görünürde tuvalet yoktu. Şeyh daha fazla dayanamayacağını anlayınca, üstündekileri çıkarıp kâhyaya verdi. Caddenin kenarına eğildi. Oracıkta önemli gereksinimini giderdi. Tam o anda polis çıkıverdi karşılarına... Polis, şeyhe yaklaştı, hareketinin çok ayıp olduğunu, uygar bir kentin ortasında böyle bir işin yapılamıyacağını söyledi. Fransızca anlamadığını görünce, işaretle anlattı. Sonra makbuz defterini çıkardı. Yazdığı cezayı gösterdi: 100 Euro...

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Sayfalar