Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Küçük Cem bir gün abisinin arabasında oturuyormuş bir de bakmış abisiyle kız arkadaşı geliyor hemen saklanmış arka koltuğa. Abisi arabayı bir tepeye
çıkarmış ve kız arkadaşına:

- Sevgilim benimle evlenirmisin? demiş.

Sevgilisi de "Hayır!" cevabını verince abisi:

- O zaman in arabadan aşağıya kadar yürüde aklın başına gelsin! demiş.

Ertesi gün Cem, kız arkadaşını bisikletiyle aynı tepeye çıkarmış ve sormuş:

- Sevgilim biz büyüdüğümüzde, benimle evlenirmisin?

- Evet!

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Zengin Arap şeyhi, kâhyasıyla Paris'e gelmiş, sokakta geziyordu. Paris'in en büyük caddesinde yürürken sıkıştılar. Görünürde tuvalet yoktu. Şeyh daha fazla dayanamayacağını anlayınca, üstündekileri çıkarıp kâhyaya verdi. Caddenin kenarına eğildi. Oracıkta önemli gereksinimini giderdi. Tam o anda polis çıkıverdi karşılarına... Polis, şeyhe yaklaştı, hareketinin çok ayıp olduğunu, uygar bir kentin ortasında böyle bir işin yapılamıyacağını söyledi. Fransızca anlamadığını görünce, işaretle anlattı. Sonra makbuz defterini çıkardı. Yazdığı cezayı gösterdi: 100 Euro...

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Delinin biri harıl harıl kitap yazarken doktorun ilgisini çekmiş. Doktor delinin yanına giderek ne yaptığını sormuş. Deli:

- Roman yazıyorum.

Doktor:

- Peki bana okur musun?

Deli okumaya başlamış:

- Bir adam ve atı varmış. Adam atına binmiş. Dıgıdık... dıgıdık... dıgıdık... dıgıdık... dıgıdık... (450 sayfa boyunca devam etmiş...) Adam attan inmiş.

Oy ver:
loading
3.5(31 oy)

Öğretmen, Hayat Bilgisi dersinde, bulutların yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlattı. Sonra ön sıralarda oturan öğrencilerden birine sordu:

- Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur?

Çocuk düşündü... Yutkundu... Bir şey diyemedi... Onun yanında oturan küçük kız çocuğu parmak kaldırarak:

- Kirli sulardan olur öğretmenim!...

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Temel lüks bir otele tatile gider. Kahvaltıda bakar ki; herkes elindeki çatalı zeytine batırıp batırıp yiyor. O da hemen çatalıyla bir zeytin almak istemiş. Ne kadar uğraştıysa bir türlü çatalı zeytine batıramamış. Uzun süre uzaktan Temel'i izleyen garson dayanamayıp Temel'in yanına gelmiş; "İsterseniz ben yardımcı olayım efendim?" demiş. Temel'in elinden çatalı alıp bir zeytine batırmış. Temel'e uzatıp; "Buyurun efendim!" demiş. Temel hiç bozuntuya vermemiş:

-Haçan pen zetuni yormasayidum sen piraz zor yakalardun!...

Oy ver:
loading
4(27 oy)

Sayfalar