Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Öğretmen derste çocuklara dönerek sorar:

- Söyleyin bakalım, kuzeyimizde karadeniz, güneyimizde akdeniz, batımızda ege denizi varsa; ben kaç yaşındayım?

Arka sıralardan bir parmak kalkar:

- Kırkdört öğretmenim!

Gerçekten de o yaşta olan öğretmen şaşırır:

- Doğru! Ama nasıl bildin?...

- Gayet kolay öğretmenim! Benim yarı manyak bir ağabeyim var. Tam yirmi iki yaşında. Onun yaşını iki ile çarpınca sizin yaşınız çıkıyor!...

Oy ver:
loading
4(4 oy)

- Bu sabah sokakta bir kadını zorla öpmekten yargılandım.

- Ne oldu sonuç?

- Hiç sorma! Yargıç öptüğüm kadını görünce ayrıca aşırı sarhoşluktan da ceza verdi bana...

Oy ver:
loading
1.5(4 oy)

Mehmet Akif Ersoy'un asıl mesleği veterinerliktir. Bir toplantıda Mehmet Akif'i küçük düşürmek isteyen bir zat, yanına gelip sormuş;

- Siz baytardınız değil mi?

Mehmet Akif hiç bozuntuya vermemiş.

- Evet, bir rahatsızlığınız mı vardı?!.

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Adamın birisi eve geldiğinde karısının kolunda çok pahalı altın bir saat görünce şok olur. Onu nereden aldığını sorar. Kadın:

- Komşumuz Celal bey verdi, der.

Adam:

- Sana bedavaya bu kadar pahalı saati nasıl verdi? deyince...

Kadın:

- Ne bedavası canım? Bunu almak için ben de ona 6 saat verdim!...

Oy ver:
loading
4(45 oy)

Yaşlı adamın biri otobüse binmiş. Oturacak yer yokmuş. Ayakta duruken bastonu durmadan yerden kayıyormuş. Bunu gören genç bir adam yaşlı amcaya dönüp:

- Bey amca, o bastonun ucuna bir lastik takarsan kaymaz! demiş.

Bunun üzerine yaşlı adam da, gence dönüp:

- Evladım! O lastiği baban zamanında takmış olsaydı ben şimdi oturuyor olacaktım!...

Oy ver:
loading
2.5(8 oy)

Sayfalar