Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Üç sinek birgün otele gitmişler. Resepsiyondan bir oda istemişler. Resepsiyon: "Oda kalmadı!" demiş. Sineklerin biri paspasın altına, diğeri ise lavabonun içine, ötekisi de tuvaletin içine girmiş. Sabahleyin hepsi biraraya toplanıp konuşuyorlarmış. Paspasın altına giren sinek:

- Hiç rahat edemedim! Gelen geçen üzerime bastı, demiş.

Lavabonun içindeki:

- Hiç rahat edemedim! Gece çok yağmur yağdı, demiş.

Tuvalete giren sinek ise:

- Hiç rahat edemedim! Gece hava bozdu; önce gök gürültüsü, sonra yağmur, sonra kar!...

Oy ver:
loading
4(41 oy)

Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktor da adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine, müshil ilacı vermiş ve demiş ki: "Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel.". Adam bir hafta sonra gelince, Doktor: "Öksürüğün nasıl oldu?" diye sormuş. Adam da: "Cesaret edip de öksüremiyorum ki!" demiş.

Oy ver:
loading
4(37 oy)

Temel, oğlu Hasan'ı ödüllendirmek için; "Gel oğlum seni sinemaya götüreyim" demiş. Hasan, tutmuş babasının elini, beraber sinamaya gitmişler. Temel, filmde sıkılacağını düşünüp; Hasan'a bir bilet almış. "Git oğlum sen, filmi izle" demiş. Hasan içeri girmiş hemen ardından ağlayarak geri çıkmış. Temel "Oğlum ne oldu?" diye sormuş. Hasan:

- Kapıda bekleyen bir amca biletimi yırttı!...

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Türkiye'den, Rusya'ya 3 tane ajan gidecekmiş. Türk komutanı, ajanlara: "Çuvallar içinde gideceksiniz. Kontrol eden olursa başka bir şeyin taklitini yapın!" demiş. Ajanlar trene sızıp, çuvallara girmişler. Bir Rus askeri kontrol için çuvalların bulunduğu vagona gelmiş. Ajan Ahmet'in bulunduğu çuvala tekme atmış. Çuvaldan; "Miyav... Miyav..." diye ses gelmiş. Rus asker, kendi kendine; bu çuvalda kedi var diye düşünmüş. Rus asker, Ajan Ali'nin bulunduğu çuvala tekme atmış. Çuvaldan; "Hav... Hav..." diye ses gelmiş. Rus asker, kendi kendine; bu çuvalda köpek var diye düşünmüş.

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Bir toprak ağası oğlunu üniversiteye göndermişti. Sene sonunda oğlu köyüne dönünce, merakla sordu baba:

- Oğlum kaçıncı oldun?

- İkinci, dedi delikanlı.

- Yazık emeklerime. Ben seni oraya birinci olasın diye göndermiştim.

İkinci yıl delikanlı çok daha fazla çalışır ve bu sefer gerçekten birinci olarak döner. Sonucu babasına söyleyince adam aksi aksi başını salladı ve hayıflanarak:

- Sen birinci oldun ha? Yazık!... Demek o üniversite de üniversitelikten çıktı ha!...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Sayfalar