Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Eve zamanından erken dönen koca; karısını yatakta en iyi arkadaşlarından biri ile yakalar. Adam hiç bozuntuya vermeden ve soğukkanlılıkla silahını çeker ve arkadaşını vurur. Kadın yatakta şöyle doğrulur:

- Bak bu şekilde davranmaya devam edersen hiç arkadaşın kalmayacak!...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Sabah kahvaltıda kadın:

- Eminim sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile! dedi.

- Tabii hatırlıyorum! dedi adam.

Çıktı, gitti. Öğleye doğru kapı çalındı. Çicekçi çocuk harika bir kırmızı gül buketi bıraktı. Az sonra kapı tekrar çalındı, bu defa köşedeki pastahanenin çırağıydı gelen... Kocaman bir çikolata kutusu bıraktı gitti. Öğleden sonra gelen kutudan da, olağanüstü güzel bir elbise çıktı. Kadın kocasının dönmesini zor bekledi ve daha kapıda boynuna sarıldı.

Oy ver:
loading
3(40 oy)

Sabahtan beri nefes almadan çalışan iş adamı, işten çıkıp eve gideceği sırada, kendisi gibi yoğun çalışan sekreterine bir öneride bulunmuş. Haydi birlikte yemeğe gidelim. Gitmişler, adam yemekte sormuş: "Dans etmeye gidelim mi?". "Olur" demiş sekreteri. Birlikte diskoteğe gitmişler. Sonra sekreterin evine gitmişler. Bir güzel sevişmişler. Sonra evine gelmiş adam. Arabasını park etmiş garaja. Cebinden bir parça tebeşir çıkarmış. Elbisesine irili ufakli çizikler atmış, biraz da eline bulaştırmış. Eve girdiğinde kendisini salonda bekleyen karısı sormuş:

- Neredeydin?

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Adamın biri evlenmeye karar vermiş ama yaşı 75. Kız da 22'lik fıstık gibi hatun. Çocukları, torunları evlenmesin diye durmadan ikna etmeye çalışıyorlarmış: "Babacığım bak yaşın ilerledi. Kalbin dayanmaz!" demişler ama nafile... Neyse, adam kimseyi dinlememiş ve kızla evlenmişler. Gerdek gecesi olmuş, sabah olmuş, oğlu kapıda bekliyor, yeni evliler hala içeride. Aradan birkaç saat geçtikten sonra kız bitkin bir vaziyette dışarıya çıkmış ve yaşlı adamın oğlu hemen endişe ile sormuş:

Oy ver:
loading
3(8 oy)

İki yaşlı adam oturmuş, kendi unutkanlıklarını konuşuyorlar. Biri diyor ki:

- Artık o kadar unutkan oldum ki, bazen merdivenin ortasında duruyorum, aşağı mi iniyordum yukarı mı çıkıyordum hatırlayamıyorum!

Öteki araya giriyor;

- Yapma yahu!... Bir doktor var, sen de ona git!.. Ben çok faydasını gördüm! diyor.

- Kim o doktor?

- Dur, hani bir aşk hikayesi vardı, adam dağları deliyordu, kimdi o?

- Ferhat.

- Peki sevgilisinin adı neydi?

- Şirin.

Adam sevinir, mutfağa doğru seslenir:

Oy ver:
loading
2.5(13 oy)

Sayfalar