Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Bir adam ve üç oğlu varmış. Bir gün adam büyük oğluna:

- Oğlum bana bir bardak su getiriver, demiş.

Çocuk:

- Of... Bana ne baba yahu, demiş.

Adam sonra ortanca oğluna dönmüş:

- Hadi evladım, bana bir bardak su getir!

Ortanca oğlan da:

- Of... Bana ne baba yahu, deyince...

Küçük oğlan demiş ki:

- Dünya ne hale gelmiş görüyor musun baba, demiş. Bunlardan sana fayda yok! Git kendi suyunu kendin al!... Gelirken bir bardak da bana getir!...

Oy ver:
loading
4.5(64 oy)

Öğretmen Ali'yi tahtaya kaldırmış. "At koştu... Suya düştü... Boğuldu!" cümlesini ingilizceye çevirmesini istemiş. Ali de çevirmiş:

- Dettah, dıgıdık dıgıdık dıgıdık... Cumburlop... Gulu gulu gulu!...

Oy ver:
loading
4(30 oy)

Genç bir şair, saçma sapan şiirlerini Victor Hugo’ ya okuduktan sonra:

- Üstad şiirlerimi nasıl buldunuz? diye sormuş...

Victor Hugo:

- Vezinsiz, kafiyesiz ve manasız bir şey yazmak istemiş ve buna muvaffak olmuşsunuz... Bravo doğrusu!...

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Zengin Arap şeyhi, kâhyasıyla Paris'e gelmiş, sokakta geziyordu. Paris'in en büyük caddesinde yürürken sıkıştılar. Görünürde tuvalet yoktu. Şeyh daha fazla dayanamayacağını anlayınca, üstündekileri çıkarıp kâhyaya verdi. Caddenin kenarına eğildi. Oracıkta önemli gereksinimini giderdi. Tam o anda polis çıkıverdi karşılarına... Polis, şeyhe yaklaştı, hareketinin çok ayıp olduğunu, uygar bir kentin ortasında böyle bir işin yapılamıyacağını söyledi. Fransızca anlamadığını görünce, işaretle anlattı. Sonra makbuz defterini çıkardı. Yazdığı cezayı gösterdi: 100 Euro...

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Doktor, ünlü bir ressam olan arkadaşını ziyarete gitti. Ünlü ressam, son olarak yaptığı hasta bir adam tablosunu doktor arkadaşına gösterip:

- Eee, söyle bakalım fikrin ne? diye sordu.

Doktor tabloya tekrar bakıp cevap verdi:

- Merak edilecek bir şey yok. Sadece üşütmüş!...

Oy ver:
loading
3.5(14 oy)

Sayfalar