Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Müfettiş, İmam Hatip Lisesi'ni teftişe gider. Öğrencilere soru sormaya başlar:

- Oğlum senin adın ne?

Öğrenci:

- Fatih öğretmenim!

Müfettiş:

- Senin adın Fatih o zaman bana Fatiha suresini oku! der.

Çocuk sureyi okur. Müfettiş gezerken bir çocuğu daha kaldırır ve onun da ismini sorar. Çocuk korkmuş bir şekilde:

- Benim adım Yasin ama bana kısaca; Kevser diyebilirsiniz hocam!...

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Bir gün öğretmeni Kayserili öğrencisine sorar:

- Söyle evladım 2 kere 2 kaç eder?

- Hocam size kaç lazım?

Oy ver:
loading
3.5(23 oy)

Zengin Arap şeyhi, kâhyasıyla Paris'e gelmiş, sokakta geziyordu. Paris'in en büyük caddesinde yürürken sıkıştılar. Görünürde tuvalet yoktu. Şeyh daha fazla dayanamayacağını anlayınca, üstündekileri çıkarıp kâhyaya verdi. Caddenin kenarına eğildi. Oracıkta önemli gereksinimini giderdi. Tam o anda polis çıkıverdi karşılarına... Polis, şeyhe yaklaştı, hareketinin çok ayıp olduğunu, uygar bir kentin ortasında böyle bir işin yapılamıyacağını söyledi. Fransızca anlamadığını görünce, işaretle anlattı. Sonra makbuz defterini çıkardı. Yazdığı cezayı gösterdi: 100 Euro...

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Papaz kilisenin kapısına şöyle bir levha asmış:

"Günahtan yorulduysan içeri gir!"

Bir süre sonra birileri gizlice, levhadaki yazının altına ruj ile şu satırları yazmış:

"Yorulmadıysan 123 45 67'yi ara..."

Oy ver:
loading
3(25 oy)

Bir bayan meşhur Güzin Abla'ya bir mesaj yazıp, derdini paylaşır:

"Canım ablacığım Haluk'la birbirimizi görür görmez aşık olduk. Haluk hem yakışıklı bir çocuk, hem de kırmızı BMW'si var. Beni ailesiyle tanıştırmak için evine götürdü. Fakat evde kimsecikler yoktu. Haluk; 'Şimdi gelirler, beklerken birer bardak kola içelim' dedi. Haluk kolayı içer içmez uyumaya başladı. O kadar itip kaktım ama uyanmadı. Ablacığım, sevdiğim erkek acaba hasta mı? Evlenmemde bir mani var mı?" Rumuz: Bedriye

Oy ver:
loading
2(2 oy)

Sayfalar