Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Müfettiş, İmam Hatip Lisesi'ni teftişe gider. Öğrencilere soru sormaya başlar:

- Oğlum senin adın ne?

Öğrenci:

- Fatih öğretmenim!

Müfettiş:

- Senin adın Fatih o zaman bana Fatiha suresini oku! der.

Çocuk sureyi okur. Müfettiş gezerken bir çocuğu daha kaldırır ve onun da ismini sorar. Çocuk korkmuş bir şekilde:

- Benim adım Yasin ama bana kısaca; Kevser diyebilirsiniz hocam!...

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Dedesi torununa katıldıgı savaşı anlatır:

- Savaşın tam orta yerindeyiz! Komutanımız ya gider savaşır ölürsünüz ya da sizi burda teker teker beceririz dedi!

Torun:

- Eee... Dedeciğim sonra ne oldu?

Dede:

- Sonra mı? İşte sonra biz, teker teker öldük!...

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Temel, oğlu Hasan'ı ödüllendirmek için; "Gel oğlum seni sinemaya götüreyim" demiş. Hasan, tutmuş babasının elini, beraber sinamaya gitmişler. Temel, filmde sıkılacağını düşünüp; Hasan'a bir bilet almış. "Git oğlum sen, filmi izle" demiş. Hasan içeri girmiş hemen ardından ağlayarak geri çıkmış. Temel "Oğlum ne oldu?" diye sormuş. Hasan:

- Kapıda bekleyen bir amca biletimi yırttı!...

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Bir gün Temel'in yolu Vahşi Batı'ya düşmüş. Bir bara girmiş. Bardaki kovboylar birbirleriyle iddiaya giriyorlarmış. Bir kovboy çıkmış ve barmene dönerek:

- Hey barmen bir bira al ve kafanın üstüne koy. Şimdi ben bu şişeyi 50 metreden vuracağım ve sana hiç bir şey olmayacak demiş.

Barmen kovboyun dediğini yapmış. Kovboy 50 metre uzaklaşmış ve tek kursunla şişeyi delmiş. Herkes alkışlamış kovboyu. Kovboy da dönmüş ve silahına üfleyip:

- I am Billy, demiş.

Daha sonra başka bir kovboy çıkmış:

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Yaşlıca, bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür Üniversite hastanesinde yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi vardır. Profesörler başta, arkasında Doçentler, sonrasında baş asistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende vizitlere nerdeyse uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Profesör sorar: "Radyolojik tetkikler?". Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir. Sert ve kararlı bir ses:"EKG?". Derhal hocanın önüne serilir. "Eforlusu?" O da hemen açılır hocanın önüne. "Laboratuvar tetkikleri?". Her şey önceden hazırlanmıştır.

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Sayfalar