Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş: "Güm!... Güm!... Güm!...". İçeriden seslenmişler:

- Kim o?

Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses:

- Biz İstanbul'u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz!

İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler. Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: "Güm!... Güm!... Güm!...". İçeriden sormuşlar:

Oy ver:
loading
3.5(61 oy)

Temel kaldırımda yürüyen bir adamın yanına yaklaşıp sormuş:

- Uşağum haçan ha pu karşı kaldirum nereyedur?

Adam bir yandan da kafasıyla işaret ederek cevap vermiş:

- Orada işte... Yolun diğer tarafında...

Temel:

- Oradan ta puraya cönderduler!...

Oy ver:
loading
3.5(71 oy)

Bir gün bir kaynana geliniyle dolmuşa binmiş. Dolmuşta iki kişilik yan yana oturacak yer bulamamışlar. Gelin önde boş bir yere, kaynana arkada boş bir yere oturmuş. Muavin paraları toplarken kaynana, çıkarıp iki kişilik para vermiş. İki kez para vermemek için gelinine seslenmiş:

- Gelin... Ben arkadan veriyorum sen önden verme!...

Oy ver:
loading
3.5(32 oy)

Genç, evleneceği kızın ailesinin evine akşam yemeğine davetlidir. Kızın ailesiyle ilk kez karşılaşacağı için de çok heyecanlıdır. Yemek yenir ve salona geçilir. Evin köpeği Hektor da delikanlının oturduğu koltuğun hemen yanına oturur. Bir yandan yemeğin etkisi, bir yanda aileyle tanışmanın verdiği baskı, bir yandan aileden gelen ardı arkası gelmeyen sorular... Gencin midesi iflas eder ve hafifçe yellenir.

Oy ver:
loading
3.5(15 oy)

Okula yeni başlayan Emre'ye, teyzesi harçlık verir. Emre hiçbir şey söylemeden parayı cebine atınca, annesi:

- Oğlum, teyzen sana para verdi... Ona bir şey demeyecek misin? Hani baban bana para verince ben ne diyordum?

Emre suratını asarak:

- Hepsi bu kadarcık mı?

Oy ver:
loading
3.5(15 oy)

Sayfalar