Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Genç bir taşralı öğrenci İstanbul'a hukuk öğrenimi için gelmişti. Fakat büyük şehrin kızları aklını başından alınca, bu güzel kızlar üzerinde ihtisas yapmayı tercih etti. Öğretim yılının sonuna doğru babası oğlunu ziyarete geldi ve bu arada beraberce şehri dolaşmaya çıktılar. Bir aralık Beyazıt'ta dolaşırken geniş bir bahçeye girdiler. Karşılarındaki büyük binayı gösteren baba, oğluna sordu:

- Bu ne yavrum? Hastahane mi?

"Ben de bilmiyorum!" diye cevap veren delikanlı, o sırada yanlarından geçen bir gence dönüp sordu:

- Afedersiniz, bu ne binasıdır?

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Bir Fransız, bir Amerikalı, bir Alman ve bir Türk, deniz kazası sonucunda ıssız bir adaya düşmüşlerdi. Bir hafta sonra Fransız konuştu:

- Ben yokken şimdi sevgilim kaç kez evime gelmiş, beni çok merak etmiştir.

Amerikalı atıldı:

- Ben yokken bütün medya gelmiş, beni arıyordur mutlaka!

Alman:

- Ben yokken patronum, yeni projeler için beni aramıştır mutlaka!

Ve Türk:

- Ben yokken kimbilir ne zamlar, ne vergiler gelmiştir!!!

Oy ver:
loading
4(1 oy)

Mahkemede hakim, kimlik bilgilerini doğrulamak için, Temel'e sormuş:

- Kiminle evlisin?

Temel:

- Penum kariylan!

Hakim sinirlenmiş.

Hakim: - E herhalde... Sen hiç erkekle evlenen duydun mu?

Temel: - Tuytum tabi!...

Hakim: - Kimmiş?

Temel: - E penum kari!...

Oy ver:
loading
4.5(12 oy)

Temel on sekizlik oğlunu evlendiriyormuş. Çok erken değil mi diye soranlara: "Şimdi evlensin, sonra aklı başına gelir; o zaman da evlendiremem!" diyormuş.

Oy ver:
loading
4.5(2 oy)

Kimya dersinde öğretmen, elindeki metal parayı gösterdi:

- Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum. Ne dersiniz eriyecek mi?

Nuri parmak kaldırıp cevapladı:

- Erimez,öğretmenim.

- Evet erimez, neden erimez?

- Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan!...

Oy ver:
loading
3.5(28 oy)

Sayfalar