Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Hoca, bir gece gürültüyle uyanmış. Bakmış, bir hırsız eşyaları topluyor... Korkmuş, sesini çıkartmamış ama peşine de düşmüş. Az sonra, durumu fark eden hırsız, kızgınlıkla sormuş:

- Neden beni takip ediyorsun efendi?

Hoca sakin sakin yanıtlamış:

- Ben... demiş; sırtında taşıdığın evin sahibiyim!

Oy ver:
loading
4(9 oy)

Karne günüydü. Küçük oğlan okuldan döndü. Annesi: "Karnen nerede?" diye sordu. Çocuk güldü:

- Arkadaşıma ödünç verdim! Babasını korkutacak!...

Oy ver:
loading
4.5(22 oy)

Adamın biri akıl hastahanesinin yanından geçerken; garip sesler duymuş. Seslere kulak verince delilerin: "On üç... On üç..." diye bağırdıklarını farketmiş. Adam kafasını uzatmış, bakmış. Deliler, adamı kafasından tuttukları gibi içeriye çekmişler. Bağırmaya devam etmişler, fakat slogan değişmiş: "On dört... On dört..."

Oy ver:
loading
3(5 oy)

Sahil kasabasındaki meyhaneye giren tek bacağı, tek kolu ve tek gözü olmayan kara korsan müşterilerin derhal dikkatini çekmiş. Tahta bacağını ileri doğru uzatıp kanca kolunu yanındaki iskemleye dayadıktan sonra içkisini yudumlayan korsana meyhanedekiler biraz hoşbeşten sonra merakla sormuşlar:

- Bacağını nerede kaybettin?

- Preveze Deniz Savaşı'nda...

- Ya kolunu?

- Düelloda...

- Peki ya gözüne ne oldu?

- Güvercin pisledi...

- Güvercin pislemesi gözü kör eder mi?

- Güvercin pislediği gün koluma kancayı yeni taktırmıştım.

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi... Hoca:

- Hanım ucuz kurtulduk! Ya içinde ben olsaydım!...

Oy ver:
loading
4(30 oy)

Sayfalar