Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Temel yolda bir leylek bulmuş. Almış onu evine götürmüş. Daha önce hiç leylek görmemiş. Leyleğin uzun gagası ve bacakları çok tuhafına gitmiş. Tutup bir güzel kesivermiş onları. Sonra da yüksekçe bir yere koymuş. Karşısına geçmiş. Yaptığı işten memnun, seslenmiş:

- Bak şimdi kuşa benzedin!...

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Abdülhak Hamit’in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamit’e döner ve:

- Efendim, gönül kocamaz! der.

Abdülhak Hamit cevap verir:

- Kocamaz efendim ama kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez!

Oy ver:
loading
1.5(2 oy)

Tıp fakültesinde bir derste... Profesör uyuklamakta olan bir öğrenciyi ayağa kaldırıp sormuş:

- Söyle bakalım! demiş. Şuradaki kurbağanın kafasını kesesem ne olur?

Öğrenci düşünmeden cevap vermiş:

- Ölür hocam!

Hoca sinirlenmiş;

- Otur yerine!... demiş. Geçen derste de anlatmadım mı? Kurbağanın kafasını kesersen 24 saat daha yaşar!

Yerindeyken geçen derste hakikaten de bunların anlatıldığını anımsayan öğrenci, mahçup bir ses tonuyla:

- Hocam, siz ona yaşamak mı diyorsunuz?

Oy ver:
loading
4(4 oy)

Bir gün babası oğluna sormuş:

- Bu kocaman pastayı yerken kardeşini hiç düşünmedin mi?

Oğlu hemen cevap vermiş:

- Düşünmez olur muyum babacığım. Pastayı yerken kardeşim gelecek diye ödüm koptu!...

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

- Tatlım, gözlüklerimi çıkarayım mı, yoksa kalsın mı?

- Çıkar hayatım.

- Bluzumu?

- Çıkar hayatım.

- Eteğimi?

- Çıkar hayatım.

- Sutyenimi?

- Çıkar hayatım.

- Külotumu?

- Çıkar hayatım.

- Tamponumu?

- Tüh! Allah kahretsin, oradan başlasaydın ya sormaya!...

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Sayfalar