Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Adamın geleneksel yapısı; geniş alınlı, uzun burunlu, burnuna yakın masmavi gözler, belirgin bir çene, uzun sırt, nispeten kısa bacaklar. Günlerden bir gün nur topu gibi oğlu olur. Hokka gibi burun, zeytin gibi gözler, son derece orantılı bir vücut... Kısacası; arslan parçası bir delikanlı. Baba hayatından çok memnundur. Aradan iki yıl geçer... Adam karısına gururla sorar:

- Bu çocuk kime benziyor?

Muhterem eşi:

- Sen tanımazsın!

Oy ver:
loading
3(6 oy)

İki arkadaş golf oynayarak ve iyi vakit geçirerek halı gibi çimenlerle kaplı sahada dolaşmaktadırlar. Sahanın yanından geçen yolda büyük ve kalabalık bir cenaze konvoyu görürler. Adamlardan biri, şapkasını çıkartır, büyük bir saygıyla cenazeye doğru dönerek diz çöker. İçinden bir kaç küçük dua mırıldanır ve yine aynı saygı ile ayağa kalkar. Arkadaşı çok etkilenmiştir.

- Hey! John, sen gerçekten temiz yürekli iyi bir insansın!..

- Eh, ne de olsa 35 yıllık karımdı!..

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Kızcağız acı içinde dişçi koltuğuna oturmuş:

- Keşke... demiş. Bu diş ağrısını çekeğime hamile kalsaydım!

Dişçi de demiş:

- Kararınızı verin! Koltuğu ona göre ayaralayacağım!...

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Bir gün çocuk annesine sormuş:

- Anneciğim senin saçların neden beyazlıyor?

Anne:

- Yavrucuğum, sen beni her üzdüğünde saçımdan bir tel beyazlıyor!

Çocuk annesinin duyacağı tonda kendi kendine söylenmiş:

- Demek anneannemin saçları da bu yüzden bembeyaz!...

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Galeri sahibi ressamı arayıp:

- Bir iyi bir de kötü haberim var, demiş. İyi haber, adamın biri geldi. "Bir ressamın ölümü halinde resimlerinin değeri artar mı?" diye sordu. Ben de "Evet" deyince senin bütün resimlerini satın aldı.

- Harika, demiş ressam. Peki kötü haber ne?...

- Şey... demiş galeri sahibi. Bu adam senin doktorunmuş!...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Sayfalar