Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

İki denizci oturmuş sohbet ediyorlar:

- Sana iki haberim var; biri iyi, diğeri kötü...

- Önce kötüsünü söyle…

- Biz seninle zamanımızın çoğunluğunu seferde geçirirken karılarımızın dostluğu çığrından çıktı, ikisi de lezbiyen oldu!

- Vay canına! Peki, iyi haberin nedir?

- Senden hoşlanıyorum!...

Oy ver:
loading
5(4 oy)

Yüzbaşı evin papağanına belli başlı kelimeleri ezberletmişti. Mehmet gel, Mehmet git, şunu yap, bunu yapma v.s. Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada evin yeni emireri ortalığı silip süpürmekle meşgul görünüyordu. İçeriden Mehmet diyen sesi duyunca fırladı koştu:

- Buyur, dedi ama arkası gelmedi.

Tekrar işine daldı. Bir zaman sonra tekrar çağrıldı. Şaşırmıştı. Odada bu emri beklemeye karar verdi. Papağana gözü takıldığı anda da papağan "Mehmet" diye çağırmasın mı. Derhal hazır ol vaziyetine geçerek:

- Buyur komutanım, dedi. Kusura bakma seni kuş sandımdı.

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesine:

- Okula hokkabaz geldi. Burnumdan üç tane demir ellibinlik çıkardı, dedi.

- Ama hokkabaz göz aldatır! Burun kanatmaz ki!

- Zaten burnumu hokkabaz kanatmadı ki! Başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım kanattı...

Oy ver:
loading
4(6 oy)

İsrail parlamentosunda bir savaş ilanı oylamaya konulacakmış. Bu duruma göre ABD'ye savaş açılacak, savas kaybedilecek ve Japonya örneğinde olduğu gibi askeri masraf yapılmayarak kısa sürede zengin olunması planlanıyormuş. Tam oylamaya geçileceği sırada bir parlamenter sormuş:

- Peki, ya savaşı kazanırsak ?

Oy ver:
loading
3(5 oy)

1950'li yıllarda Türkiye'ye birkaç Amerikalı mühendis gelmiş. Bazı imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlar Türkiye'de yol güzergahını belirleyecek ne alet var, ne de eleman. Nafia mühendisleri bir eşeği yokuşa sürüyorlarmış, arkasından da yol işçileri şeritmetre çekip eşeğin ayak izlerine kazık çakıyormuş. Böylece yapılacak yol için istikamet belirliyorlarmış. Bu durum Amerikalı mühendislerden birinin dikkatini çekmiş. Mühendis sormuş:

- Ne yapıyorlar böyle?

Türk yetkili:

- Rampada yolun güzergahını belirliyorlar.

Mühendis:

- Nasıl yani, anlayamadım? demiş.

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Sayfalar