Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Adam sabah karanlığında balığa çıkmayı, sarışın karısı ise kitap okumayı çok seviyormuş. Bir gün Adam bir kaç saat balık avından sonra eve yorgun bir şekilde gelmiş ve uyumak için yatağa geçmiş. Sarışın da, fırsat bu fırsat deyip kocasının kayığına binip, çevreyi tanımadığı halde denizde biraz açılmış... Bir müddet sonra bir yerde durmuş ve kitabını okumaya başlamış. Bir süre sonra güvenlik gelmiş. Sarışına:

- Günaydın, siz burada ne yapıyorsunuz? diye sormuş.

Sarışın da:

- Okuyorum!

Bunun üzerine güvenlik:

- Burada avlanmak yasak! demiş.

Oy ver:
loading
3(21 oy)

Temel ingilizce öğrenmek için dersaneye yazılmış. İlk derste genel olarak işlenecek konulardan bahseden öğretmen İngilizce "come" yani "gel" kelimesinden bahsetmiş. Temel dayanamayıp öğretmene sormuş:

- Öğretmenum peçi ha pu nasul iştur? "Come" yazayisun, "kam" okuyisun. Peçi "cel" olduğuni nerten anlayisun?...

Oy ver:
loading
4(309 oy)

Bir gün yeni açılan eczaneye bir adan gelmiş ve sormuş:

- Tavuk var mı?

Eczacı da:

- Yok efendim! demiş.

Adam ertesi gün yine gelmiş... Ondan sonraki gün de... Ondan sonraki gün de... Bir gün eczacı dayanamamış:

- Efendim burası eczane burada tavuk bulunmaz, diye çıkışmış.

Adam da altta kalmamış:

- E kardeşim madem tavuk yok; vitrine yaz o zaman tavuk yok diye! demiş.

Oy ver:
loading
3(8 oy)

Yaşlı kadın geminin güvertesinde denizi seyrediyormuş. Hava çok rüzgarlıymış ve şapkası uçmasın diye iki eliyle sıkı sıkı tutuyormuş... Derken bir genç adam teyzemize yaklaşmış:

- Hanımefendi, kabalık etmek istemem ama rüzgardan eteğinizin havalandığını bilmeniz gerek diye düşündüm...

Teyze hiç oralı olmamış:

- Evet ama ne yapabilirim, bu şapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum, yoksa bırakayım uçsun mu?

- Ama hanımefendi ben demek istedim ki eteğiniz havalandıkça bazı yerleriniz görünüyor!!!

Teyzemiz adama şöyle bir bakmış ve gülümsemiş:

Oy ver:
loading
3.5(8 oy)

Psikolog, karşısındaki sinir hastası genci teste tabi tutmaktadır. Kağıt üstüne bir dikdörtgen çizip:

- Bu size neyi çağrıştırıyor? diye sorar.

Hasta:

- İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.

Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer. Hasta, bu kez:

- İçi kadın dolu bir oda, der.

Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de:

- Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince...

Psikolog dayanamaz:

- Tamam beyefendi, der. Siz bir kadın budalasısınız.

Oy ver:
loading
3(7 oy)

Sayfalar