Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni sınav yapıyordu. Öğrenciler sınav sorularını yazmak için hazır bekliyordu. Felsefe öğretmeni birden sandalyesini kapıp masanın üzerine koydu. Sonra devam etti:

- Arkadaşlar işte sınav sorunuz: Bu sandalyenin burada olmadığını kanıtlayınız.

Oy ver:
loading
4.5(11 oy)

Adam bir çiftliğin yanından geçerken içeride hızlı hızlı koşan bir şeyler görür. Dikkatlice bakınca, bunların 3 bacaklı tavuklar olduğunu farkeder. Merak eder ve çiftliğin kapısını çalar. Sahiplerine bunların nasıl olduğunu sorar. Çiftlik sahibi anlatır:

- Biz 3 kişiyiz. Bir tavuk kesiyoruz 2 but çıkıyor. 2 tavuk kesiyoruz 1 but artıyor. Özel bir yem geliştirdik ve sonuçta bu 3 bacaklı tavukları ürettik.

Adam iyice şaşırır ve sorar:

- Nasıl bari eti lezzetli mi?

Çiftlik sahibi cevaplar:

- Bilmiyoruz... Daha yakalamadık ki!...

Oy ver:
loading
4(48 oy)

Yaşlı kadın geminin güvertesinde denizi seyrediyormuş. Hava çok rüzgarlıymış ve şapkası uçmasın diye iki eliyle sıkı sıkı tutuyormuş... Derken bir genç adam teyzemize yaklaşmış:

- Hanımefendi, kabalık etmek istemem ama rüzgardan eteğinizin havalandığını bilmeniz gerek diye düşündüm...

Teyze hiç oralı olmamış:

- Evet ama ne yapabilirim, bu şapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum, yoksa bırakayım uçsun mu?

- Ama hanımefendi ben demek istedim ki eteğiniz havalandıkça bazı yerleriniz görünüyor!!!

Teyzemiz adama şöyle bir bakmış ve gülümsemiş:

Oy ver:
loading
3.5(8 oy)

Binbaşı çölün ortasındaki kaleye komutan olarak tayin olur. Gelir gelmez tüm askeri toplayarak onlarla tanışır ve kalede yaşamın nasıl olduğunu, günlerin nasıl geçeceğini anlamaya çalışır. Her şey iyidir de kadınsız ne yapacağını bir türlü kestirememektedir. Günler aylar geçer artık komutanın dayanacak hali kalmamıştır. Postasını yanına çağırır ve seks ihtiyaçlarını nasıl karşıladıklarını sorar. Postasıda mahçup bir ifadeyle kalenin surları üzerinden 200 metre ileride beklemekte olan deveyi gösterir. Komutan şaşırır ve kesinlikle böyle bir şey yapamayacağını içinden geçirir.

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Temel ingilizce öğrenmek için dersaneye yazılmış. İlk derste genel olarak işlenecek konulardan bahseden öğretmen İngilizce "come" yani "gel" kelimesinden bahsetmiş. Temel dayanamayıp öğretmene sormuş:

- Öğretmenum peçi ha pu nasul iştur? "Come" yazayisun, "kam" okuyisun. Peçi "cel" olduğuni nerten anlayisun?...

Oy ver:
loading
4(309 oy)

Sayfalar