Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:

- Hocam! demiş; ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.

Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp:

- Doğru mu bunlar? diye sormuş.

- Evet, demiş fakir adam.

- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.

Oy ver:
loading
3(22 oy)

Üç vampir sohbet ederlerken biri; "Ben acıktım" deyip gitmiş 10 dakika sonra ağzı yüzü kanlar içinde geri dönmüş. Diğerleri avı nereden bulduğunu sorunca heyecanla anlatmaya başlamış:

- Şu ilerdeki çiftliği görüyor musunuz?

- Evet!

- O çiftliğin sahibi yaşlı adamı odun taşırken gördüm, bir anda boynuna yapışıp tüm kanını içtim!

İkinci vampir de heyecanlanmış. O da av için gitmiş. 15 dakika sonra ağzı yüzü kanlar içinde geri dönmüş. Diğerleri avı nereden bulduğunu sorunca o da heyecanla anlatmaya başlamış:

- Şu ilerdeki çiftliği görüyor musunuz?

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Bir şirketin kapısına bir ilan asılmış, şöyle yazıyor: "Dakikada 70 kelime yazabilen, bilgisayar bilen, yabancı dili olan eleman aranıyor". Bir köpek oradan geçerken bu ilanı görüyor. Bir süre bakıyor bakıyor, derken ağzıyla kağıdı yerinden söküp ofise giriyor, doğru müdürün odasına... Müdürün karşısına geçip ağzında kağıtla ona öylece bakıyor. Adam bunu görünce kahkahayı basıyor. "Hahahahahahaaa ama ben bir köpeği işe alamam ki?" Ama köpek ısrarla kağıdı adama uzatıyor ve müdür sonunda diyor ki:

- Peki o zaman sana bir mektup vereceğim. Bunu yaz bakalım!

Oy ver:
loading
4(12 oy)

Nasreddin Hoca evine sık, sık ciğer getirdiği halde bir türlü onları yemek kendisine nasip olmaz. Her seferinde hanımı:

- Kahrolası kedi ciğeri yedi! Hınzır hayvan ciğeri yemiş! Canı çıkasıca sarman kedi ciğeri aşırmış! diye bahaneler uyduruyormuş...

Bir gün dayanamamış Hoca. Hemen bir kenarda duran baltayı kapıp, mutfak dolabına yerleştirmiş. Hanımı:

- Ne yapıyorsun Hoca demiş, baltanın dolapta işi ne?

Hoca cevap vermiş:

Oy ver:
loading
4.5(36 oy)

Psikolog, karşısındaki sinir hastası genci teste tabi tutmaktadır. Kağıt üstüne bir dikdörtgen çizip:

- Bu size neyi çağrıştırıyor? diye sorar.

Hasta:

- İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.

Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer. Hasta, bu kez:

- İçi kadın dolu bir oda, der.

Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de:

- Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince...

Psikolog dayanamaz:

- Tamam beyefendi, der. Siz bir kadın budalasısınız.

Oy ver:
loading
3(7 oy)

Sayfalar