Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Üç vampir sohbet ederlerken biri; "Ben acıktım" deyip gitmiş 10 dakika sonra ağzı yüzü kanlar içinde geri dönmüş. Diğerleri avı nereden bulduğunu sorunca heyecanla anlatmaya başlamış:

- Şu ilerdeki çiftliği görüyor musunuz?

- Evet!

- O çiftliğin sahibi yaşlı adamı odun taşırken gördüm, bir anda boynuna yapışıp tüm kanını içtim!

İkinci vampir de heyecanlanmış. O da av için gitmiş. 15 dakika sonra ağzı yüzü kanlar içinde geri dönmüş. Diğerleri avı nereden bulduğunu sorunca o da heyecanla anlatmaya başlamış:

- Şu ilerdeki çiftliği görüyor musunuz?

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Temel hayattan hiç zevk almıyormuş her akşam başka bir barda sabahlara kadar içip eğlenmeye çalışıyormuş. Bir gün yine eğlenecek bir yer ararken; bir arkadaşı "Sarı Bar" diye bir yer önermiş. Temel akşam Sarı Bar'a gitmiş. Her akşam gittiği mekanlardan hiç farkı yokmuş. Eğlenecek bir şey bulamayınca yine sünger gibi içmeye başlamış.

Oy ver:
loading
4(30 oy)

Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:

- Hocam! demiş; ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.

Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp:

- Doğru mu bunlar? diye sormuş.

- Evet, demiş fakir adam.

- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.

Oy ver:
loading
3(22 oy)

Bir şirketin kapısına bir ilan asılmış, şöyle yazıyor: "Dakikada 70 kelime yazabilen, bilgisayar bilen, yabancı dili olan eleman aranıyor". Bir köpek oradan geçerken bu ilanı görüyor. Bir süre bakıyor bakıyor, derken ağzıyla kağıdı yerinden söküp ofise giriyor, doğru müdürün odasına... Müdürün karşısına geçip ağzında kağıtla ona öylece bakıyor. Adam bunu görünce kahkahayı basıyor. "Hahahahahahaaa ama ben bir köpeği işe alamam ki?" Ama köpek ısrarla kağıdı adama uzatıyor ve müdür sonunda diyor ki:

- Peki o zaman sana bir mektup vereceğim. Bunu yaz bakalım!

Oy ver:
loading
4(12 oy)

Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika'da gerçekleşecek bir arkeoloji konferansına davet edilir. Konferansta İngiliz bir profesör anlatmaya başlar:

- Biz ülkemizde yaptığımız bir kazıda yerin 25 metre altında telefon kabloları bulduk. Demek ki; bizim atalarımız yıllar önce telefon kullanmışlar.

Sonra da Amerikalı bir profesör söz alır:

- Biz ülkemizde yaptığımız bir kazıda yerin 50 metre altında telefon kabloları bulduk. Demek ki; bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlar.

Söz sırası Temel'e geldiğinde; Temel başlar anlatmaya:

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Sayfalar