Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Üç vampir sohbet ederlerken biri; "Ben acıktım" deyip gitmiş 10 dakika sonra ağzı yüzü kanlar içinde geri dönmüş. Diğerleri avı nereden bulduğunu sorunca heyecanla anlatmaya başlamış:

- Şu ilerdeki çiftliği görüyor musunuz?

- Evet!

- O çiftliğin sahibi yaşlı adamı odun taşırken gördüm, bir anda boynuna yapışıp tüm kanını içtim!

İkinci vampir de heyecanlanmış. O da av için gitmiş. 15 dakika sonra ağzı yüzü kanlar içinde geri dönmüş. Diğerleri avı nereden bulduğunu sorunca o da heyecanla anlatmaya başlamış:

- Şu ilerdeki çiftliği görüyor musunuz?

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Bir şirketin kapısına bir ilan asılmış, şöyle yazıyor: "Dakikada 70 kelime yazabilen, bilgisayar bilen, yabancı dili olan eleman aranıyor". Bir köpek oradan geçerken bu ilanı görüyor. Bir süre bakıyor bakıyor, derken ağzıyla kağıdı yerinden söküp ofise giriyor, doğru müdürün odasına... Müdürün karşısına geçip ağzında kağıtla ona öylece bakıyor. Adam bunu görünce kahkahayı basıyor. "Hahahahahahaaa ama ben bir köpeği işe alamam ki?" Ama köpek ısrarla kağıdı adama uzatıyor ve müdür sonunda diyor ki:

- Peki o zaman sana bir mektup vereceğim. Bunu yaz bakalım!

Oy ver:
loading
4(12 oy)

Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yürütürken karşısına iki adam çıkmış. Birisi öteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşçı, diğeri de boynu bükük bir fakir. Aşçı sözü almış:

- Hocam! demiş; ben bu adamdan davacıyım. Dükkanın önünde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu çıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.

Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire dönüp:

- Doğru mu bunlar? diye sormuş.

- Evet, demiş fakir adam.

- Öyleyse para kesesini çıkar bakalım.

Oy ver:
loading
3(22 oy)

Adam bir çiftliğin yanından geçerken içeride hızlı hızlı koşan bir şeyler görür. Dikkatlice bakınca, bunların 3 bacaklı tavuklar olduğunu farkeder. Merak eder ve çiftliğin kapısını çalar. Sahiplerine bunların nasıl olduğunu sorar. Çiftlik sahibi anlatır:

- Biz 3 kişiyiz. Bir tavuk kesiyoruz 2 but çıkıyor. 2 tavuk kesiyoruz 1 but artıyor. Özel bir yem geliştirdik ve sonuçta bu 3 bacaklı tavukları ürettik.

Adam iyice şaşırır ve sorar:

- Nasıl bari eti lezzetli mi?

Çiftlik sahibi cevaplar:

- Bilmiyoruz... Daha yakalamadık ki!...

Oy ver:
loading
4(48 oy)

Adam, gece vakti çocuğunun odasının önünden geçerken; çocuğun dua ettiğini duymuş. Çocuk:

- Allah'ım; beni, annemi, babamı, anneannemi koru, güle güle dede... demiş.

Ertesi gün dedesinin öldüğü haberi gelmiş. Hal böyle olunca adam meraklanmış. Ertesi gece tekrar dinlemiş çocuğu:

- Allah'ım; beni, annemi, babamı koru, güle güle anneanne... demiş.

Ertesi gün anneannesi ölmüş. Adam iyice şaşırarak bir sonraki gece tekrar dinlemiş çocuğu:

- Allah'ım; beni, annemi koru, güle güle baba...

Oy ver:
loading
3(14 oy)

Sayfalar