Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Temel hayattan hiç zevk almıyormuş her akşam başka bir barda sabahlara kadar içip eğlenmeye çalışıyormuş. Bir gün yine eğlenecek bir yer ararken; bir arkadaşı "Sarı Bar" diye bir yer önermiş. Temel akşam Sarı Bar'a gitmiş. Her akşam gittiği mekanlardan hiç farkı yokmuş. Eğlenecek bir şey bulamayınca yine sünger gibi içmeye başlamış.

Oy ver:
loading
4(30 oy)

Temel BMW almış, Dursun'a hava atıyomuş:

- Ula Dursun ha pu BMW ile pen İstanbul'dan Trabzon'a 3 saate ciderim, demiş.

Dursun da:

- Ula olur mu oylee şey nasıl cidersin? demiş.

Gidersin, gidemessin derken bunlar iddiaya girmişler. Temel gitmeden Dursun'a demiş:

- Ula Dursun saat tut 3 saate ordayum!

Nitekim Temel 3 saat sonra Dursun'u aramış ve Dursun'un annesini Dursun'la konuşturmuş sonra tekrar Dursun'a demiş:

- Ula Dursun şimdi 2 saate İstanbul'a döniyrum haberin ola!

Oy ver:
loading
4(7 oy)

Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika'da gerçekleşecek bir arkeoloji konferansına davet edilir. Konferansta İngiliz bir profesör anlatmaya başlar:

- Biz ülkemizde yaptığımız bir kazıda yerin 25 metre altında telefon kabloları bulduk. Demek ki; bizim atalarımız yıllar önce telefon kullanmışlar.

Sonra da Amerikalı bir profesör söz alır:

- Biz ülkemizde yaptığımız bir kazıda yerin 50 metre altında telefon kabloları bulduk. Demek ki; bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlar.

Söz sırası Temel'e geldiğinde; Temel başlar anlatmaya:

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Adamla karısı her zamanki gibi kilisede vaaz dinlemeye gidiyorlarmış. Ancak adam her seferinde vaazın ortalarına doğru uyuklamaya başlarmış, o yüzden yerlerine oturmadan once karısı çantasından bir çengelli iğne çıkartmış:

- Bana bak adam... demiş. Bugün de yanımda uyuklarsan; şu iğneyi artık nerene rast gelirse batıracağım!

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Yaşlı horoz, kümese yeni gelen ve hemen icraata başlayan genç horozun yanına yaklaşıp "Hoşgeldin evlat" demiş. "Biliyorum... Benim günlerim artık sayılı... Genç ve kuvvetli bir horozu varken sahibimiz beni yaşatmaz... Senden, ölmeden önce son bir istekte bulunabilir miyim?" Genç horoz, karşışında ezilip büzülen yaşlı horoza acıma ve küçümsemeyle bakmış. "İsteğiniz nedir efendim?" Yaşlı horoz, kümesin dip taraflarındaki tavuklardan birini göstererek, ağlamaklı bir ses tonuyla konuşmasına devam eder:

- Şu benim en çok sevdiğim tavuk.. İzin ver de ona son bir kez yaklaşayım...

Oy ver:
loading
4(5 oy)

Sayfalar