Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Temel İstanbul'dan memleketi Trabzon'a döner. Hemen kahvehaneye koşar. Arkadaşlarının oturduğu bir masaya oturup heyecanla konuşmaya başlar:

- Ula uşaklar celun size pir şey anlatacağum.

Arkadaşları Temel'in etrafına toplanmaya başlar içlerinden biri merakla sorar:

- Ula ne oldi?

- Haçan pen var ya ok akilliyum. İstanbul'dan celirken otobüscüyü kandurdum.

- Ula nassi oldi o iş?

 Haçan pen celirken cidiş dönüş pilet aldum... Ama ceri donmeyeceğum!...

Oy ver:
loading
3.5(202 oy)

Ruh çağırmaya düşkün ve ölümden sonra yeniden dirilişe inanan iki sevgili, birbirlerine söz vermişlerdi. Hangisi önce ölürse, öteki tarafından çağrıldığında hemen gelecek kendisine sorulan her soruyu doğru olarak yanıtlayacaktı. John öldükten birkaç ay sonra sevgilisi Martha, birbirlerine verdikleri bu sözü anımsadı ve John'un ruhunu çağırdı, onunla konuşmaya başladı: "Birbirimize verdiğimiz sözü anımsıyorsun değil mi, John?" dedi, "Bana oralar hakkında biraz bilgi vereceksin, değil mi?". John tane tane anlatmaya başladı:

Oy ver:
loading
4.5(7 oy)

Temel ile Fadime çıkmaya başlamışlar. Fakat bir türlü buluşamıyorlarmış. Çünkü Fadime etraftan çekiniyormuş. Temel konuyu Dursun'a açmış. Dursun'un aklına bir fikir gelmiş ve demiş ki:

- Sen ormana gidip 2 el ateş edersin, Fadime de duyunca ormana gelir, orada buluşursunuz.

Temel'in çok hoşuna gitmiş bu fikir ve hemen Fadime'ye anlatmış. Bu yöntem bir süre devam etmiş. İkisi de pek mutlularmış. Bir gün Temel pek üzgün gelmiş. Dursun hemen sormuş:

- Hayrola Fadime ile işler nasıl?

Temel cevap vermiş:

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Küçük Ali okula başladığından beri her gün öğretmeni Aysel Hanım'a gidip:

- Öğretmenim beni yanlış sınıfa koydunuz, benım yerim birinci sınıf değil, ablam üçüncü sınıfta ama ben en az onun kadar akıllıyım, hiç olmazsa beni üçüncü sınıfa alın! diye şikayet edermiş.

Bundan sıkılan Aysel Öğretmen bir gün Ali'yi kaptığı gibi okul müdürüne çıkmış ve olayı anlatmış. Okul müdürü:

- Peki, demiş. Bu çocuğu bir imtihan edelim, yeri üçüncü sınıfsa o sınıfa koyalım!

Ve başlamış sorgulamaya:

Müdür: - İki kere iki?

Ali hemen:

- Dört, demiş.

Oy ver:
loading
4.5(4 oy)

6-0 biten Galatasaray-Fenerbahçe maçından sonra, Galatasaray'lı Arif tanınmamak için yaşlı bir adam kılığına girer ve bir kafeye gider. Kafede yanına yaşlı bir bayan yanaşır ve:

- Naber Arif, der.

Bunun üzerine Arif delirir; nasıl tanıdı bu kadın beni diye düşünüp durur. Ertesi gün yine aynı kafede aynı kadın yanaşır Arif'in yanına yine:

- Naber Arif.

3. gün Arif cok değişik bır kılıkta gider kafeye ve yine aynı kadın yanaşır ve yine:

- Naber Arif.

Arif dayanamayıp sorar:

- Teyze nereden tanıyorsun beni?

Yaşlı teyze:

Oy ver:
loading
3(2 oy)

Sayfalar