Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boş zamanlarını hep bovling ve voleybol oynayarak geçirmektedir. Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz klübüne götürmeye karar verir. O akşam beraberce klübün kapısına gelirler. Kapıdaki bodyguard:

- Hey Roger... Seni görmek ne güzel! der.

Karısı:

- Daha önce buraya gelmişmiydin Roger?

Roger:

- Hayır..hayır o adamı bowlingten tanıyorum...

İçeri girerler ve bir masaya otururlar... Garson gelir... Garson:

- İyi akşamlar Roger! Her zamanki gibi Cin tonik değil mi?

Oy ver:
loading
2.5(6 oy)

Okuldan gelen kız koşarak mutfağa annesinin yanına gelmiş:

- Anne, annecim, okulda bu gün alfabeyi saydık, herkes C ye kadar saydı, ben G ye kadar... Bak:

- A, B, C, D, E, F, G.

Anne:

- Aferim benim güzel, akıllı kızım.

Çocuk:

- Bütün bunlar sarışın olduğum için, değil mi anneciğim?

Anne:

- Evet, güzel kızım.

Oy ver:
loading
3(4 oy)

Derbi maçından bir gün önce, iki taraftar konuşurlarken, biri sorar:

- Yarın maça geliyor musun?

- Hayır gelmiyorum, karım izin vermiyor.

Diğeri:

- Bak, bu işin kolayı var. Maçtan iki saat önce karımı kucaklıyorum, yatak odasına götürüyorum. Üzerindeki parçalarcasına çıkarıyorum, deliler gibi sevişiyoruz. O mutlu bir şekilde yatarken, ben de kaçıp koşa koşa maça geliyorum. Sen de bu yolu dene. Önceleri benim karım da izin vermiyordu.

Oy ver:
loading
5(4 oy)

Hoca'nın canı et yemeği istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş. "Akşama güzelce pişir bunları" demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşam da bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca'nın önüne. "Et nerede?" demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.

- Eti kedi yedi, demiş.

- Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış.

Bakmışlar ki tam iki kilo geliyor. Hoca hanımına sormuş:

Oy ver:
loading
4(24 oy)

Temel boğulmak üzere olan bir adamı görünce hemen denize atlamış ve adamı kurtarmış. Karaya çıkınca da adamı tuttuğu gibi tekrar denize atmış. Bu durumu gören Dursun sormuş: "Uşağum ne yapıyorsun?" diye. Temel de kendince açıklamış:

- Biz büyüklerimizden böyle öğrendik. İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir!...

Oy ver:
loading
2.5(12 oy)

Sayfalar