Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Usame Bin Ladin, Bush'a telefon etmiş, kendini tanıtıp konuşmasına devam etmiş:

- Sayın Bush, size iki haberim var, biri iyi biri kötü hanigisini önce söylememi istersiniz?

Bush:

- Önce iyisini söyleyin, demiş.

Ladin:

- Teslim olmaya karar verdim!

Bush:

- Peki, kötü haber ne?

Ladin:

- Uçakla geliyorum!!!

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Bir gün engelliler yüzme yarışması yapılacakmış. Kimisinin bir kolu yok, kimisinin bir bacağı yok, kimisinin de sadece kafası var geriye kalan tüm vücudu yokmuş. Herkes kulvarlara çıkmış start verilmesini beklemeye başlamış. Start verilmiş. Herkes suya atlamış, yüzmeye başlamış. Ama bizim kafa suya atlar atlamaz hemen dibe batmış. Hemen can kurtaranlar suya atlamışlar bizim kafayı sudan çıkarmışlar. Etraftakiler sormuş:

- Hayırdır ağabey, ne oldu hemen dibe battın?

Kafa cevaplamış:

- Sormayın yahu, kramp girdi!

Oy ver:
loading
4(6 oy)

Temel ile Dursun Trabzon'da iş bulamamışlar. Çalışmak için Amerika'ya gitmişler. Amerika'da bir anaokulunda ikisi beraber iş bulmuşlar. Anaokulunda beyazlarla zenciler beraber eğitim görüyorlarmış. Bir gün
anaokulunda yangın çıkmış. Temel Dursun'a:

- Ben çatıya çıkayım. Çocukları sana atayım. Sen yakala ve yere bırak, demiş.

Temel çatıya çıkmış. Başlamış çocukları aşağıya atmaya. Dursun da Temel'in attığı çocukları yakalayıp yere bırakıyormuş. Dursun zenci çocukları yakalamıyormuş. Bu durum Temel'in dikkatini çekmiş, Dursun'a seslenmiş:

Oy ver:
loading
3(8 oy)

Tipik bir maço adam, çok hoş bir sarışınla evlenir ve nikâhın hemen ardından kurallarını ortaya koyar:

- Eve ne zaman istersem, saat kaçta istersem ki her şeyden önce eğer istersem, o zaman gelirim ve senden bu konuyla ilgili bir tartışma istemiyorum. Ben başka bir şey söylemedikçe, her aksam yemek masasını kusursuz istiyorum. İstediğim zaman eski kız arkadaşlarımla içmeye ve kâğıt oynamaya giderim ve bana bu konuda güçlük çıkarma sakın. Bunlar benim kurallarım. Yorumun var mı?

Kadın:

Oy ver:
loading
5(4 oy)

Ülkenin en zengin iş adamlarından birinin karısı ender görülen bir göz hastalığından muzdaripmiş. Nerdeyse ülkenin tüm göz doktorlarına muayene olmuşlar, sonuç alınamamış. Derken bir gün hastanenin birinde iyi bir göz doktoru olduğunu duymuşlar ve hemen başvurmuşlar. Göz doktoru muayene etmiş ve iyileştirebileceğini söylemiş. Bir müddet sonra kadın gerçekten iyileşmiş. Bunun üzerine adam göz doktoruna tedavisinden dolayı müteşekkir olduklarını, karşılığında kendisinin heykelini yaptırmak istediklerini ifade etmiş.

Oy ver:
loading
4.5(4 oy)

Sayfalar