Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

FBI ajanların deşifre olmasından bıkıp dünyanın en iyi ajanını aramaya koyulmuş. Bir Alman, Bir İngiliz ve Temel'i tavsiye etmişler. FBI en iyiyi bulmak için bir test düzenlemeye karar vermiş. Alman'a bir bilgi verilip işkenceyle konuşturulmaya çalışılmış. Bir gün sonra Alman artık dayanamayıp konuşmuş. İngiliz de bir hafta sonra konuşmuş. Temel'i günlerce konuşturamayan işkenceciler, onu çömelme imkanı dahi olmayan dik bir sandığa kapatmışlar.

Oy ver:
loading
3(1 oy)

Birgün Dursun'un sesi kısılmış. Temel'i almaya gitmiş. Fadime de cam siliyormuş. Dursun kısık sesiyle sormuş:

- Temel evde mi?

Fadime de kısık sesle cevap vermiş:

- Yok! Gel, gel!...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Temel bir gün tuvalete girmiş. Psuvara geçmiş. Yan pisuvardaki adama sormuş:

Temel: - Haçan sen Karadenizli misin?

Adam: - Evet!

Temel: - Peki Trabzonlu musun?

Adam: - Evet!

Temel: - Peki senin köyün Çamlıhemşin mi?

Adam: - Evet!

Temel: - Peki senin sünnetçin Kemal Usta mı?

Adam artık sinirlenmiş.

Adam: - Ula hadi anladık nereli olduğumu, köyümü tamin ettin diyelim! Sünnetçimin adını nereden biliyorsun?

Temel: - Kemal ustayı kim bilmez! Hep yamuk keser; deminden beri bacağıma işiyorsun!...

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Bir adam ve üç oğlu varmış. Bir gün adam büyük oğluna:

- Oğlum bana bir bardak su getiriver, demiş.

Çocuk:

- Of... Bana ne baba yahu, demiş.

Adam sonra ortanca oğluna dönmüş:

- Hadi evladım, bana bir bardak su getir!

Ortanca oğlan da:

- Of... Bana ne baba yahu, deyince...

Küçük oğlan demiş ki:

- Dünya ne hale gelmiş görüyor musun baba, demiş. Bunlardan sana fayda yok! Git kendi suyunu kendin al!... Gelirken bir bardak da bana getir!...

Oy ver:
loading
4.5(64 oy)

Bir gün köy ahalisi, köy kahvesinde bir yandan haberleri izliyorlarmış; bir yandanda pişpirik çeviriyorarmış. Mustafa Ağabey, televizyonda Ecevit'i görmüş ve demiş ki:

- Ulan, başbakan oldu yüzümüze bakmıyor. Eskiden böylemiydi be! Etrafımda dolanırdı! Hey be... Zaman ne çabuk geçiyor!

Tabii kahvedekiler merakla sormuşlar:

- Mustafa Ağabey, sen nereden tanıyorsun başbakanı yahu?

Mustafa Ağabey istifini bozmadan cevap vermiş:

- Ulan üniversite yıllarında ağabeylik ettim ona! Az ekmeğimi yemedi! Gel gör ki şimdi bizi unutmuş baksana!

Oy ver:
loading
3.5(24 oy)

Sayfalar