Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Anne sivrisinek yavrularına hayatı anlatıyordu:

- Bakın yavrularım, dedi. Şu gördüğünüz bir örümcek ağıdır. Şu köşedeki de sinsi, kurnaz, acımasız bir örümcektir. Şimdi pusuda ağına böceklerin takılmasını bekliyor. Eğer ağına takılırsanız sizi yavaş yavaş yer. Çok acımasızdır.

O sırada gök gürültüsü misali bir kükreme duyuldu. Yavru sivrisinekler korku içinde annelerine sarıldılar. Anneleri onları teskin etti:

- Çocuklarım, korkmanıza hiç gerek yok! Bu sesini duyduğunuz aslandır. Çok uysal ve zararsız bir hayvandır!...

Oy ver:
loading
4(67 oy)

Türkçe dersinde yaşlıca öğretmen sordu:

- Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?

- Geçmiş zaman öğretmenim!!!

Oy ver:
loading
4(43 oy)

Hocanın tavuğu ölmüş. Civcivlerin de başı boş kalmış. Hoca kaybolmalarından korkmuş. Boyunlarına siyah bezler bağlamış. Sonra da içlerinden ip geçirip birbirlerine bağlamış. Meraklı bir komşusu sormuş:

- Hoca o civcivlerin boynundaki de nedir?

Komşusunun merakına içerleyen hoca, cevabı yapıştırmış:

- Anneleri öldü de yas tutuyorlar!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Aksak Timur, Hoca'nın köyüne uğrar. Köylü, padişahı layıkıyla ağırlar. Padişah da giderken bu konukseverliğe karşılık:

- Köyünüze bir fil hediyem olsun! der ve gider.

Fil bu zamanla bağ bahçe koymaz her yanı talan eder. Köylü ne yapsın? Çaresiz, padişahın hediyesi diye ses çıkaramaz. Hoca'ya, hocam perişan olduk bizi kurtar, biz bu file bir şey yapsak padişah kellemizi alır derler. Hoca:

- Benimle gelin padişaha durumu arz edeyim! der.

Oy ver:
loading
4(20 oy)

Hocanın canı meyve ister dalar birinin bahçesine... Ağaca çıkar ne bulursa atıştırır. Bahçenin sahibi gelir:

- Ne yapıyorsun benim ağacımda? diye sorar.

Hoca:

- Ben bülbülüm! der.

Adam:

- Hadi, öt de görelim!

Hoca ağzını büzerek bir takım sesler çıkarır. Adam kahkaha atar:

- Hiç böyle bülbül olur mu?

Hoca:

- Bülbülün acemisi böyle öter!!!

Oy ver:
loading
4(18 oy)

Sayfalar