Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Küçük kız, o gün başından geçen olayı annesine anlatıyordu:

- Anneciğim, bugün okuldan dönerken otobüs birden bire fren yapınca bir kız yere yuvarlandı. Otobüste bulunan bütün arkadaşlar güldü ama ben gülmedim...

- Aferin kızım, çok iyi etmişsin! Düşen çocuğu tanıyor muydun?

- Bendim anne!...

Oy ver:
loading
4(21 oy)

Bir gün Hoca, yol üstü bir hana inmiş. Nuh Nebi’den mi kalmış, Kalubela’dan mı? Her ne ise… Her tarafı delik deşik olmuş; adeta çökmeye bir başı kalmış. Hoca’nın yüreğine bir korkudur düşmüş ama ne desin? Nihayet bir söz arasında:

- Yahu, bu senin tavan da ne kadar gıcırdıyor be, beşik mi mübarek? diyecek olmuş...

Ama hancı baba hiç oralı olmamış; sözü şakaya boğarak:

- Ağzını hayra aç Hoca, bu gıcırtı beşik gıcırtısı değil; tavan tahtaları Hakk Teala’ya tespih çekiyor! demiş.

Hoca’nın közü küllenir mi? Gözlerini hancının gözüne dikerek:

Oy ver:
loading
4(40 oy)

"İçki helal midir, haram mı?" diye sorulunca, Bektaşi şöyle yanıt vermiş:

- Ağıza göre değisir!...

Oy ver:
loading
4(20 oy)

Bir kekeme, arkadaşı ile yolda yürüyormuş. Kekeme, birden başlamış:

- Gö... Gö... Gö... Gördün mü?

Arkadaşı sormuş:

- Neyi gördüm mü?

- Ha... Ha... Ha... Harika bir ka... ka... kadın, bir de mi... mi... mini bir etek giymiş.

- Hani?.. Nerede?

- Se... Se... Sen ba... ba... bakana ka... ka... kadar, ma... ma... mağazaya girdi!

Oy ver:
loading
4(10 oy)

Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Belediye Başkanlığı zamanında fırınları geziyormuş. Kendisine, ağzı oldukça bozuk bir fırıncı pasta ikram etmiş. Fahrettin Bey, şöyle bir tadına bakmış ve sormuş:

- Hımmm! Çok güzelmiş, ne kattın buna?

Fırıncı gülümseyerek yanıtlamış:

- Sana koydum efendim!

Fahrettin Bey, bu söz üzerine pastadan bir lokma daha almış ve devam etmiş:

- Ben de bütün fırıncılara söyleyeyim de, bundan sonra onlar da sana koysunlar!...

Oy ver:
loading
4(10 oy)

Sayfalar