Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Bir arkadaşı Hoca'ya gelmiş:

- Bana bak, Hoca! demiş. Kulağını bükmesi benden... Şu karına bir şey söyle, sabahtan akşama kadar ev ev dolaşıyor, konu komşu bırakmıyor... Söyle de azıcık evinde otursun!

- Peki! demiş Hoca. Görürsem söylerim!...

Oy ver:
loading
4(71 oy)

Adamın biri çok şişmanmış ve diyet yapıp zayıflamak istiyormuş. Konu hakkında yardımcı olması için doktora gitmiş. Doktor diyet esnasında tüketilmesi gereken besinleri saymaya başlamış; kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, 2 zeytin, bir dilim ekmek...

Doktorun besinleri sayması bitince, adam sormuş:

- Peki doktor bey, ben bunları yemekten önce mi; yoksa yemekten sonra mı yiyeceğim?

Oy ver:
loading
3.5(4 oy)

Ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış. Karşılarına aniden bir peri çıkmış. Peri:

- Benden üç dilek dileyebilirsiniz, demiş.

Ayı demiş ki:

- Bu ormandaki bütün ayılar dişi olsun.

Hemen olmuş. Tavşan:

- Bir kaskım olsun istiyorum, demiş.

Tavşanın da artık bir kaskı olmuş. Ayı ikinci dileğini söylemiş:

- Yan ormandaki bütün ayılar da dişi olsun!...

Bu da hemen olmuş. Tavşan:

- Ben bir motorsiklet istiyorum, demiş.

Motorsiklet hemen gelmiş. Ayı üçüncü dileğinde:

- Dünyadaki bütün ayılar dişi olsun, demiş.

Oy ver:
loading
2(4 oy)

Adamcağız sonunda dayanamayıp müdüre gitmiş.

"İstifa ediyorum efendim. Artık dayanamayacağım. Arkadaşlar durmadan benimle maymun diyerek ediyorlar."

"İstifanı kesinlikle kabul etmiyorum." demiş müdür sevdiği çalışanına "Gel senin çalıştığın departmanı değiştirelim."

Birlikte şirketin tüm departmanlarının yazılı olduğu büyük bir şemanın önüne gitmişler.

"Evet" demiş müdür "Hangi dalı seçiyorsun?"

Adam artık isyan noktasına gelmiş. "Aşk olsun vallahi. Siz de mi müdür bey?"

Oy ver:
loading
3(7 oy)

İki İngiliz asilzadesi fırsat buldukça buluşup muhabbet ederlermiş. Klasik İngiliz asilzadeleri gibi bunlar da uşaklarından vazgeçemezlermiş. Bunlardan birinin durumu o kadar kötüymüş ki mali yönden ama yine de uşağından vazgeçmiyormuş. Diğeri ise ne uzayıp ne kısalmakta dostunun içten içe çöküşüne çaresiz seyirci kalmaktaymış.

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Sayfalar