Fıkralar

Fıkra; çeşitli ortamlarda, gülme-güldürme amaçlı anlatılan, kısa hikalerdir.

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basın hergün kendisiyle uğraşıyordu. Nihayet; "Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun" diye düşündü ve ilan etti:

- Pazar günü saat 10'da denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.

Pazar sabahı saat 10'da tüm basın mensupları toplandılar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başladı. Karşı kıyıya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehşetle açılmıştı. Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu başlık okundu:

"Bakan yüzme bilmiyor!..."

Oy ver:
loading
3.5(21 oy)

Bir İskoçyalı, mahkemeye ismini değiştirmek isteğiyle mahkemeye başvurmuş. Mahkemede hakim sormuş:

- Adınız nedir?

- Mac Artur.

- Yeni isminizin ne olmasını istiyorsunuz?

- Tom Black.

- İsminizi neden değiştirmek istiyorsunuz?

- Geçen gün yolda, Tom Black ismi için basılmış 100 tane kartvizit buldum!...

Oy ver:
loading
3.5(15 oy)

Ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış. Karşılarına aniden bir peri çıkmış. Peri:

- Benden üç dilek dileyebilirsiniz, demiş.

Ayı demiş ki:

- Bu ormandaki bütün ayılar dişi olsun.

Hemen olmuş. Tavşan:

- Bir kaskım olsun istiyorum, demiş.

Tavşanın da artık bir kaskı olmuş. Ayı ikinci dileğini söylemiş:

- Yan ormandaki bütün ayılar da dişi olsun!...

Bu da hemen olmuş. Tavşan:

- Ben bir motorsiklet istiyorum, demiş.

Motorsiklet hemen gelmiş. Ayı üçüncü dileğinde:

- Dünyadaki bütün ayılar dişi olsun, demiş.

Oy ver:
loading
2(4 oy)

Yıllar önce İngiltere'de erler şemsiye kullanmazmış. Şemsiye taşıma hakkı sadece subaylara tanınıyormuş. O yıllarda bir gün genç teğmenlerden biri, koltuğunun altında bir şemsiye ile hızlı hızlı yürüyen eri görünce, beyninden vurulmuşa dönmüş. Eri çağırarak:

- Bu ne küstahlık, demiş.

Ve şemsiyeyi aldığı gibi dizinde iki parça etmiş.

- Bu sana bir ders olsun, bir daha böyle küstahlıklar yapma!

Neye uğradığını anlamayan er: "Başüstüne!" diyerek selamı çakmış ve şöyle sormuş:

Oy ver:
loading
4.5(2 oy)

İki arkadaş varmış futbol hastası. Öyle futbol hastasıymışlar ki; hep merak ederlermiş "öbür dünyada futbol var mı?" diye. Bunlar birbirlerine söz vermişler; "Önce ölen diğerinin rüyasına girecek ve öbür dünyada futbol olup olmadığını söyleyecek". Gel zaman git zaman biri ölmüş. Ölen, hayatta olanın rüyasına girmiş ve anlatmaya başlamış:

- Sana bir iyi bir de kötü haberim var! İyi haber burada futbol var, her hafta maç yapıyoruz.

Arkadaşı sorar:

- Peki kötü haber nedir?

- Haftaya kaleci sensin!...

Oy ver:
loading
4.5(71 oy)

Sayfalar