Karadenizli Fıkraları

Karadenizli fıkraları; Karadeniz insanımızın abartılı hikayelerini konu edinir. Karadenizli fıkralarının ana karakteri de Temel'dir. Karadenizli esprileri Türk mizahının en önemli konularındandır.

Temel lüks bir otele tatile gider. Kahvaltıda bakar ki; herkes elindeki çatalı zeytine batırıp batırıp yiyor. O da hemen çatalıyla bir zeytin almak istemiş. Ne kadar uğraştıysa bir türlü çatalı zeytine batıramamış. Uzun süre uzaktan Temel'i izleyen garson dayanamayıp Temel'in yanına gelmiş; "İsterseniz ben yardımcı olayım efendim?" demiş. Temel'in elinden çatalı alıp bir zeytine batırmış. Temel'e uzatıp; "Buyurun efendim!" demiş. Temel hiç bozuntuya vermemiş:

-Haçan pen zetuni yormasayidum sen piraz zor yakalardun!...

Oy ver:
loading
4(26 oy)

Temel ile Dursun, Karadeniz sahilinde oturuyorlarmış.

Temel, Dursun'a demiş ki:

- Gel beraber Amerika'ya yüzelim...

İki kafadar Karadeniz den başlamışlar yüzmeye, Marmara, Ege, Akdeniz... Derken okyanusları da aşıp Amerika ya yaklaşmışlar. Hatta özgürlük anıtını görmüşler.

Tam bu sırada bizim Temel, Dursun'a seslenmiş:

- Dursun ben kesildum geri döneyrum...

Oy ver:
loading
3.5(19 oy)

Tonyalı Cemal, Temel'e övünüyormuş:

- Benim büyük dedem, Sarıkamış'ta savaşmış... Dedem, Kurtuluş Savaşı'nda savaşmış... Babam Kore'de savaşmış...

Temel, Dursuna küçümseyerek bakmış:

- Ula sizin aile de amma geçumsuzmuş!...

Oy ver:
loading
3.5(12 oy)

Döviz bürosundaki görevli eline geçirdiği 100$'lık baknotu uzun incelemiş fakat sahte olup olmadığını anlayamamış. Bu arada döviz bürosunda bulunan Temel de Türk yardım severliğiyle atılmış: "Hemşerum ver bir de ben bakayım" demiş. Görevli parayı Temel'e vermiş. Temel tek bakışta demiş ki; "Bu para sahte!". Görevli ve döviz bürosundaki diğer insanlar hayrete düşmüş; "Bir bakışta nasıl da şıp diye anladınız?" diyerek... Temel de durumu açıklamış:

- Bakın aslında anlaması çok kolay! Bunun üstünde Atatürk resmi yok!...

Oy ver:
loading
4(29 oy)

Temel bir gün bir restorana gitmiş. Gelen garsona sormuş; "Soğuk çorbanız var mı?" Garson; "Yok efendim!" demiş. Temel kalkmış, başka bir restorana gitmiş. Yine gelen garsona sormuş; "Soğuk çorbanız var mı?" Burada da garson "Restoranımızda soğuk çorba bulunmaz beyefendi." demiş. Temel buradan da kalkmış. İzbe bir sokakta döküntü bir lokanta görmüş. İçeri girmiş. Garson bile yok. Hem ahçı, hem dükkan sahibi, hem garson olan adam ahçı kıyafetiyle gelmiş. Temel buna da sormuş; "Soğuk çorbanız var mı?" Adam demiş; "Vaar!" Temel; "İyi. Isıt da getir o zaman!..." demiş.

Oy ver:
loading
4.5(3 oy)

Sayfalar