Adamın geleneksel yapısı; geniş alınlı, uzun burunlu, burnuna yakın masmavi gözler, belirgin bir çene, uzun sırt, nispeten kısa bacaklar. Günlerden bir gün nur topu gibi oğlu olur. Hokka gibi burun, zeytin gibi gözler, son derece orantılı bir vücut... Kısacası; arslan parçası bir delikanlı. Baba hayatından çok memnundur. Aradan iki yıl geçer... Adam karısına gururla sorar:
- Ne diye gideyim?.. Oynanan futbol değil ki... Hakemler kötü... Oynanan oyun itiş kakış... Saatlerce gişe önünde, kuyrukta bekle... İçeride kavga gürültü... Çıkışta vasıta bulamıyorsun...
Diğeri:
- Bende tıpkı senin gibi maça gitmiyorum. Bana da tıpkı senin gibi karım izin vermiyor!...
Adam karısını o kadar çok seviyor ki, her akşam yatarken onun için şöyle dua ediyor:
- Allah'ım; onun başı ağırmasın, benimki ağırsın! Onun bir yeri kırılmasın, benimki kırılsın! O üzülmesin, ben üzüleyim! Onu dul bırakma, beni dul bırak!