Kısa Fıkralar

Galeri sahibi ressamı arayıp:

- Bir iyi bir de kötü haberim var, demiş. İyi haber, adamın biri geldi. "Bir ressamın ölümü halinde resimlerinin değeri artar mı?" diye sordu. Ben de "Evet" deyince senin bütün resimlerini satın aldı.

- Harika, demiş ressam. Peki kötü haber ne?...

- Şey... demiş galeri sahibi. Bu adam senin doktorunmuş!...

Oy ver:
loading
5(1 oy)

Bir gün çocuk annesine sormuş:

- Anneciğim senin saçların neden beyazlıyor?

Anne:

- Yavrucuğum, sen beni her üzdüğünde saçımdan bir tel beyazlıyor!

Çocuk annesinin duyacağı tonda kendi kendine söylenmiş:

- Demek anneannemin saçları da bu yüzden bembeyaz!...

Oy ver:
loading
4.5(8 oy)

Kızcağız acı içinde dişçi koltuğuna oturmuş:

- Keşke... demiş. Bu diş ağrısını çekeğime hamile kalsaydım!

Dişçi de demiş:

- Kararınızı verin! Koltuğu ona göre ayaralayacağım!...

Oy ver:
loading
2.5(3 oy)

Çok değerli olan kütüphanesini millete vakfeden Koca Ragıp Paşa, onların bakımı  için tanıdıklarından birini memur tayin eder. Bir gün ansızın kütüphanesini ziyarete giden Paşa, etrafı ve kitapları toz, toprak içinde bulunca canı çok sıkılır ve belli etmemeye çalışarak:

- Seni tebrik ederim yavrum, der. Gerçekten de gerçekten de emniyetli bir adammışsın. Teslim edilen şeylere hiç el sürmemişsin, âferin!

Oy ver:
loading
3.5(10 oy)

Muttalip Bey'in doktorlara tam bir güveni vardır. Bir rahatsızlık için gittiği muayeneden sonra; doktor, ameliyatın zorunlu olduğunu söyler. O da hemen kabul eder. Ancak yine de tereddütleri vardır:

- Doktor bey şunu sormak istiyorum; ya ameliyat başarılı olmazsa?

Doktor avutur:

- Böyle düşünmenize hiç gerek yok! Emin olun farkı anlamazsınız!!!

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Sayfalar