Kısa Fıkralar

Acemi er, levazım başçavuşuna yakınır:

- Başçavuşum, bize yemekte ördek böreği verdiler. Yemin ederim ki, içinde bir gram bile ördek eti yoktu. "O halde..." der ve devam eder başçavuş:

- Sen hiç asker bisküvisi yedin mi?

- Şey... Evet!... Yedim! Başçavuşum!

- İçinden hiç asker çıktı mı, ulan?

Oy ver:
loading
2(1 oy)

Karı koca, evliliklerinin 40. yıldönümünde sert bir ağız dalaşına girerler. Adam der ki:

- Sen öldüğünde, mezar taşına şöyle yazdıracağım: "Burada benim karım yatıyor. Her zamanki gibi soğuk!"

"Yaa!..." demiş kadın:

- Sen öldüğün zaman da ben senin mezar taşına şöyle yazdıracağım: "Burada benim kocam yatıyor. Nihayet sertleşti!..."

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Hemşire, doktora hastayı gönderdi:

- Kalbini dinlemek için ne zaman eğilsem, kalp atışları hızlanıyor. Ne yapsak?

- Önlüğünü ilikle!..

Oy ver:
loading
0(0 oy)

Temel gece işinden eve dönerken evinin yandığını fark eder. Alevlerin arasına dalıp ilk önce kızını kurtarır. Sonra oğlunu daha sonra karısını kurtarır. İçeri aralıklarla girip çıkmaya devam edince Dursun merak edip sorar:

- Neden içeri girip çıkıyorsun?

Temel cevap verir:

- Kaynanam içeride, onu çeviriyorum!...

Oy ver:
loading
0(0 oy)

İki denizci oturmuş sohbet ediyorlar:

- Sana iki haberim var; biri iyi, diğeri kötü...

- Önce kötüsünü söyle…

- Biz seninle zamanımızın çoğunluğunu seferde geçirirken karılarımızın dostluğu çığrından çıktı, ikisi de lezbiyen oldu!

- Vay canına! Peki, iyi haberin nedir?

- Senden hoşlanıyorum!...

Oy ver:
loading
5(4 oy)

Sayfalar