Kısa Fıkralar

Temel ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Karısı fadimeye sormuş:

- Fadime, ben ölünce yeniden evlenecek misin?

Fadime de Temel üzülmesin diye: "Evet!" demiş. Bunun üzerine Temel:

- Onu benim kadar sevecek misin?

Fadime'nin gözleri dolmuş:

- Evet, demiş.

- Ona da kocacığım diyecek misin?

- Evet!

- Ona da güzel yemekler yapacak mısın?

- Evet!

- Ona sarımsaklı yoğurtlu mantı da yapacak mısın?

- Hayır! O sevmez!...

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Sarhoş sürücü arkadaşına döndü:

- Sanırım bir kasabaya yaklaşıyoruz.

- Nerden çıkardın şimdi bunu?

- Daha çok adam ezmeye başladık da!...

Oy ver:
loading
3.5(26 oy)

Nasreddin Hoca'nın bir komşusu varmış. Devamlı Hoca'dan bir şeyler ister ama geri vermezmiş. Hoca da haliyle sıkılmaya başlamış bu işe... Yine bir gün komşusu gelmiş Hoca'ya:

- Hocam, bizim ip koptu. Sende var mı 5 metre kadar? Yarın çarşıdan alınca geri veririm senin ipi, demiş.

Hoca da:

- Veremem ipe un serdim! demiş.

Komşusu:

- Hocam, hiç ipe un serilir mi? demiş.

Hoca da:

- Gönlüm razı değilse vermeye, ipe un da serilir! demiş.

Oy ver:
loading
4(17 oy)

Din kültürü dersinde öğretmen çocuklara, balinanın karnından sağ olarak çıkan Hz. Yunus'un hikâyesini anlatıyordu. Çocukların şaşkın bakışları arasında, onları daha fazla etkilemek için:

- Bundan daha büyük mucize düşünebiliyor musunuz? dedi.

Bir erkek çocuğu:

- Evet öğretmenim! Hz. Yunus'un balinayı yutması daha büyük mucize olmaz mıydı?

Oy ver:
loading
4(13 oy)

Kadın: - Evlendiğimiz zaman, senin bütün üzüntülerini ve sorunlarını paylaşmak istiyorum…

Adam: - Çok tatlısın hayatım... Ama çok şükür, benim hiçbir üzüntüm ya da sorunum yok....

Kadın: - Ama daha evlenmedik ki!...

Oy ver:
loading
3.5(18 oy)

Sayfalar