Kısa Fıkralar

Küçük kayseriliye öğretmeni sormuş:

- Altı kere altı?

- Otuz dokuz.

- Otur, sıfır.

Arkadaşı sorar:

- Bildiğin halde neden otuz dokuz dedin?

- Pazarlık edecektim, anlamadı...

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Huzurevinin bahçesinde iki tonton yaşlı adam bir banka oturmuş laflıyorlar:

- Aaah... Ah! yaş oldu 73, elim ayağım tutmuyor, her tarafım ağrıyor. Benle aynı yaşta değil misin ya sen kendini nasıl hissediyorsun?

- Yeni doğmuş bir bebek gibi!

- Aa? Nasıl yani?

- Kafada saç yok, ağızda diş yok, galiba az önce de altıma yaptım!...

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Terfi edeceğini öğrenen Fransız albay, sevinçle eve gelir ve durumu karısına şaka yollu bildirir:

- Sevgilim, aybaşından itibaren bir albayla değil bir generalle yatağa gireceksin!

Karısı biraz duraksayarak cevap verir:

- Peki öyle olsun... Ama merak ettim, acaba o mu buraya gelecek yoksa ben mi onun evine gideceğim?

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Hasta dahiliye uzmanına gider. Doktor hastayı soyar ve sadece dinleme aletiyle dinleyerek:

- Nefes al... Bırak... Nefes al... Bırak... Diyerek muayeneyi tamamlar.

Hasta parayı çıkarır doktora uzatır:

- Kokla... Bırak... Kokla... Bırak...

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Temel satılık papağanları inceliyormuş. En pahalı papağanın önünde durup satıcıya sormuş:

- Bu neden bu kadar pahalı?

- İngilizce, Fransızca, Almanca konuşur o yüzden.

- Lazca biliyor mu?

- Bilmiyor.

Temel papağanın burnuna bakmış.

- Hem de bu burunla... Çok yazık!...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Sayfalar