Kısa Fıkralar

Öğretmen, iş eğitimi dersinde; afacan Sabri'ye sordu:

- Pastaların bayatlamaması için ne yaparsın?

- Yerim öğretmenim!...

Oy ver:
loading
4(12 oy)

Doktor hastasına tekrarladı:

- Anladın değil mi? Mavi haplar mide için, sarı haplar kalp için ve kırmızı haplar beyin için.

Adam birşey anlamadı ama mahçup olmamak için söyle dedi:

- İnşallah haplar nereye ait olduklarını anlamışlardır...

Oy ver:
loading
3(6 oy)

Temel bir gün doktora gitmiş. Doktor sormuş:

- Şikayetiniz nedir?

Temel anlatmaya başlamış:

- Toktor pey purnuma dokunayrum purnum ağrıyor. Karnıma dokunayrum karnım ağrıyor. Ayağıma dokunayrum ayağım ağrıyor. Haçan hastaluğum ne?

Doktor Temel'i kısa bir muayene edip açıklamış:

- Problem parmağınızda... Kırılmış!...

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Küçük kız, ev hayvanları satan dükkana girip sormuş:

- Afedeysiniz. Sizde minik tavşanlay bulunuy mu?

Dükkan sahibinin kalbi sıcacık akmış bu tatlılığa... Diz çökmüş, kızın yanağını okşarken, onun diliyle sormuş:

- Söyle bakalım... Minik beyaz tavşanlay mı isteysin, yoksa biyaz iyice siyah tavşanlay mı?...

"Fayk etmez!" demiş, küçük tatlı kız. "Pitonumun umuyunda olmaz, tavşanın yengi!..."

Oy ver:
loading
3.5(20 oy)

Sarhoşun biri sabaha karşı zil zurna evine dönmüş kapının önünde gürültülü bir şekilde kapıyı açmaya çalışıyordu. Gürültüye uyanan karısı camdan başını çıkartıp bağırdı:

- Al hınzır herif! Al anahtarı atıyorum, gürültü etme de gir içeri kahrolası!

- Karıcığım... dedi sarhoş; Bende anahtar var mümkünse sen bana anahtar deliğini at!...

Oy ver:
loading
5(3 oy)

Sayfalar