Kısa Fıkralar

Temel çok güzel bir kadını gözüne kestirmiş. Kadının peşinde ve bir taraftan da nasıl yatağa atarım diye düşünüyor. Klasik tavlama usüllerinden biri geliyor aklına ve birden kadına dönüp:

- Hadi bize gidelum sağa pul kolleksiyonumu cöstereyim!

Kadın şaşırır fakat bozuntuya vermez:

- Peki ya beğenmezsem!

- O zaman ciyinur cidersun!...

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Çocuklar oturmuş birbirlerine babalarının ne kadar "hızlı" olduğunu anlatıyorlarmış. Birinci çocuk:

- Benim babam; ok attıktan sonra koşup hedefe oktan önce varıyor, demiş.

İkinci çocuk:

- Benim babam; tabancasını ateşliyor ve hedefe kursundan önce yetişiyor, diye böbürlenmiş.

"O da bir şey mi?" demiş üçüncü çocuk:

- Benim babam; devlet hastahanesinde doktor... Mesai 5'de bitiyor benim babam 3:30'da eve geliyor!...

Oy ver:
loading
3.5(10 oy)

Baba öfkeyle bağırıyordu:

- Rezalet! Kepazelik! Okulda iyice sermişsin. Hiç çalışmıyorsun!

- Ama baba, o kadar çok ders yığılıyor ki, başarmak imkânsız.

- Ne demen imkânsız? Ben Türkçede imkânsız diye bir kelime bilmiyorum.

Babasının bu sözü üzerine, oğlu odadan çıktı. Banyodan dişmacunu tüpünü alıp döndü, tüpü masanın üzerine sıkıp boşalttı. Sonra seslendi:

- Haydi bakalım, doldur şimdi bu macunu tüpe!

Oy ver:
loading
2.5(4 oy)

Çok yaşlı bir adam 88. doğum gününü kutluyormuş. Adamnın oğlu konuşmaya başlamış:

- Baba, sen 88 yaşındasın ama sen aslında hissettiğin yaştasın!

Yaşlı adam konuşur:

- Öyle mi? O zaman ben 6 yıl önce öldüm!...

Oy ver:
loading
3(8 oy)

Bayan profesör, solunum olayını sormak amacıyla; sigarasından bir nefes çekip
ögrencisinin yüzüne üfledi:

- Söyle bakalım, bu nedir?

- Terbiyesizliktir efendim!...

Oy ver:
loading
4(15 oy)

Sayfalar