Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltı görür. Hanımına sus işareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi... Hoca:
- Hanım ucuz kurtulduk! Ya içinde ben olsaydım!...
Erzurum'lunun biri İstanbul'a çalışmaya gider. Erzurum'a dönünce karısına; İstanbul'lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını kapıda nasıl karşıladıklarını, "Hoş geldin kocacığım. Üşümüşsün. Yorulmuşsun." gibi nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki; o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor. Akşam eve gelmiş... Kar, tipi, soğuk... Karısı kapıyı açmış:
Temel ilk cinsel tecrübesini 50 yaşında, Fransa'da yaşamış. Tabii, bu heyecana dayanamayıp, hakkın rahmetine kavuşmuş. Temel'in yüzündeki gülümseme üç günde geçebilmiş fakat tabutu kapatmaları üç hafta sürmüş.
Dul ve bir çocuğu olan erkekle, dul ve bir çocuğu olan kadın evlenmiş. Bir tane daha çocukları olmuş. Bir gün çocuklar kavgaya tutuşmuş. Kadın bağırmış:
- Bey... Bey... Koş... Bizim çocuklar kavgaya tutuştular, demiş.
Adam da "Hangileri kavga ediyor?" diye sormuş. Kadın da demiş ki:
- Seninkiyle benimki bir olmuşlar, bizimkini dövüyorlar!...