Yıl sonunda öğrenci, uzaktaki ailesine gönderdiği faksta şunları yazıyordu: "Babacığım okullar kapandı. Ögretmenler beni çok seviyorlar. İmtihanlara tekrar bekliyorlar!"
- Bir düşün, dün akşam eve gidiyorum ve karım bir Fransız'la yatakta...
- Ne dedin peki?
- Hiçbir şey, Fransızca bilmiyorum ki!...
Çok asık bir suratla eve dönen koca, içeriye eve girer girmez, hışımla karısına:
- Adi kadın, beni aldattığını biliyorum. Beni kiminle aldattığını da biliyorum. Bir gol kralıyla... Bu bana yapılır mı?
Karısı omuzlarını silkerek:
- Abartıyorsun kocacığım... İnsan, iki gol atan futbolcuya gol kralı der mi hiç?
Huzurevinin bahçesinde iki tonton yaşlı adam bir banka oturmuş laflıyorlar:
- Aaah... Ah! yaş oldu 73, elim ayağım tutmuyor, her tarafım ağrıyor. Benle aynı yaşta değil misin ya sen kendini nasıl hissediyorsun?
- Yeni doğmuş bir bebek gibi!
- Aa? Nasıl yani?
- Kafada saç yok, ağızda diş yok, galiba az önce de altıma yaptım!...
Kadın, kızını da yanına alıp; muayene olmak amacıyla doktora gider. Doktor, hasta olanın genç kız olduğunu zannederek:
- Lütfen, muayene için paravanın arkasına geçip soyunun!
Anne:
- Doktor oğlum hasta olan kızım değil, benim!
Morali bozulan doktor:
- E o zaman paravana gerek yok!... Ağzını açar mısın teyzeciğim?..