Kısa Fıkralar

Bir gün Nasreddin Hoca eve doğru yürüyormuş, bir arkadaşı arkadan seslenmiş:

- Aman hoca gördün mü biraz önce geçen helva kazanı ağzına kadar doluydu.

Hoca istifini bozmadan

- Bana ne? demiş.

Arkadaşı:

- Ama hoca helva kazanı sizin eve gidiyordu, buna ne dersin? demiş.

Hoca yine istifini bozmadan:

- O zaman sana ne? demiş.

Oy ver:
loading
4(14 oy)

Türkçe dersinde yaşlıca öğretmen sordu:

- Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?

- Geçmiş zaman öğretmenim!!!

Oy ver:
loading
4(43 oy)

Evlenmek isteyen genç adam, arkadaşına dert yanıyordu:

- Ne yapacağımı bilemiyorum, dedi. Annem ve babamla tanıştırmak için eve getirdiğim kız arkadaşlarımın hiçbirini anneme beğendiremiyorum.

Arkadaşı, ona yardımcı olmak istedi, akıl verdi:

- Kolayı var bu işin, dedi. Sen de annene benzeyen bir kız bul.

Evlenmek isteyen genç adam, o yöntemi de denediğini söyledi:

- Fakat yine de başaramadım, dedi. Bu kez de babama beğendiremedim kızı!...

Oy ver:
loading
3(1 oy)

Temel bir gün İngiltere'ye gitmiş. Yolun sağında usul usul seyir halinde giderken radyoyu açmış. Bir anons duymuş:

- Dikkat, dikkat! Şu anda otobanda ters istikamette giden bir otomobil var. Dikkatli Olun!

Temel kendi kendine:

- Ne biri... Ne ikisi... Hepsi hepsi!...

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Trabzon'da bir asker ocağında komutan bağırmış:

- Oradan üç adam gelsin de bana yardim etsin!

- Ses yok!

- Üç adam gelsin dedim.

- Ses yok!

- Bana bakın! Üç adam gelsin dedim!

Askerlerden biri çıkışmış:

- Komutanım, biz adam değiliz! Biz Lazız!... Laz!...

Oy ver:
loading
1(1 oy)

Sayfalar