Kısa Fıkralar

İki deli oyun oynamaya karar vermiş. Biri diğerine: "Hadi ben kasap olayım, sen de müşteri ol" demiş. Diğeri de kabul etmiş. Müşteri olan deli, kasaba gelmiş ve:

- Bir kilo odun verir misin usta? demiş.

Diğeri de:

- Olur, peki şişeleri getirdin mi? demiş.

Oy ver:
loading
2.5(10 oy)

Nasreddin Hoca'nın bir gün karısı ölmüş. Hoca bir ay sonra, dul bir kadınla evlenmiş. Evlendiği kadın, Hoca'ya sürekli eski kocasını anlatıyormuş. Yine bir gün yatakta kocasını anlatırken... Hoca sinirlenmiş ve kadına bir tekme atmış ve kadın yere düşmüş. Kadın sormuş:

- Aman Hoca niye attın beni?

Hoca'nın cevabı zaten hazır:

- Eee... Yatakta sen yatıyordun, ben yatıyordum, bir de eski kocan üçümüz sığamadık. Sen de düştün!...

Oy ver:
loading
4(9 oy)

Okulda dayak yiyen bir çocuk babasına öğretmenini şikayet eder. Babası:

- Oğlum! Dayak Cennetten çıkmıştır!

Deyince... Zeki çocuk şu karşılığı verir:

- Babacığım iyi bir şey olsaydı, cennetten çıkarılır mıydı?

Oy ver:
loading
4.5(7 oy)

Bir konfeksiyon atölyesi 15-16 yaşlarında yetiştirilmek üzere, eleman arıyordu... Selim Bey de kızının böyle bir işe başlamasını istiyordu. Kızını konfeksiyon atölyesine götürdü. Patronla görüşmek istediğini söyledi. Selim Bey’in kızı çok güzel ve etine dolgundu... Selim Bey, atölyenin patronuna:

- Kızımın burada çalışmasını istiyorum! Eti benim kemiği senin, dedi.

Patron:

- Tamam olur, dedi. Ancak, bir şartla... Eti benim, kemiği senin olacak!...

Oy ver:
loading
1.5(2 oy)

Nuri okuldan eve bir gözü mosmor dönmüştü. Annesi çıkıştı:

- Aşk olsun! Yine mi döğüştün mektepte?

- Şey... Büyük bir çocuğun bir küçüğü döğmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim...

- Afferin, bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?

- Bendim anne!...

Oy ver:
loading
4.5(4 oy)

Sayfalar