Kısa Fıkralar

Abdülhak Hamit’in evindeki sohbette, konu gençlik ve ihtiyarlıktan açılır. Yaşı geçmiş bir hanım, Abdülhak Hamit’e döner ve:

- Efendim, gönül kocamaz! der.

Abdülhak Hamit cevap verir:

- Kocamaz efendim ama kocamış bir vücut içinde oturmak da istemez!

Oy ver:
loading
1.5(2 oy)

Evlenmek isteyen genç adam, arkadaşına dert yanıyordu:

- Ne yapacağımı bilemiyorum, dedi. Annem ve babamla tanıştırmak için eve getirdiğim kız arkadaşlarımın hiçbirini anneme beğendiremiyorum.

Arkadaşı, ona yardımcı olmak istedi, akıl verdi:

- Kolayı var bu işin, dedi. Sen de annene benzeyen bir kız bul.

Evlenmek isteyen genç adam, o yöntemi de denediğini söyledi:

- Fakat yine de başaramadım, dedi. Bu kez de babama beğendiremedim kızı!...

Oy ver:
loading
3(1 oy)

Adam koltuğunda, gazetede "Gün boyu kadınların erkeklerden çok daha fazla konuştuklarını" okumuş. Kendi de bundan şikâyetçi. Gazeteyle mutfağa koşmuş:

- Bak... demiş. Erkekler günde toplam 15 bin kelime konuşurken kadınlar 30 bin laf ediyorlarmış.

Karısı gülmüş:

- Tabii... demiş. Söylediğimiz her şeyi tekrar etmek zorunda kalıyoruz!...

- Ne dedin?...

Oy ver:
loading
2(2 oy)

Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider. Doktor sorar:

- Kulaklarına ne oldu?

Sarışın:

- Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de telefon diye ütüyü koydum kulağıma!

Doktor:

- Peki öteki kulağına ne oldu?

Sarışın:

- Lanet olası tekrar aradı!!!

Oy ver:
loading
4(11 oy)

Doktorun karşısına, iki küçük çocuk gelmiş. Birisi:

- Bir bilye yuttum! Onu çıkarmanızı istiyorum!

Doktor öteki çocuğa sormuş:

- Ya sen ne istiyorsun?

- Onun yuttuğu bilye benim de, bilyemi istiyorum!...

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Sayfalar