Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Küçük Temel'e, öğretmeni sormuş:

- Kompozisyonun iyi ama Cemal'inkiyle kelimesi kelimesine aynı. Ne dersin bu işe?

- Cemal'inki de iyi derim!...

Oy ver:
loading
5(2 oy)

Kimya dersinde öğretmen, elindeki metal parayı gösterdi:

- Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum. Ne dersiniz eriyecek mi?

Nuri parmak kaldırıp cevapladı:

- Erimez,öğretmenim.

- Evet erimez, neden erimez?

- Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan!...

Oy ver:
loading
3.5(28 oy)

Genç bir taşralı öğrenci İstanbul'a hukuk öğrenimi için gelmişti. Fakat büyük şehrin kızları aklını başından alınca, bu güzel kızlar üzerinde ihtisas yapmayı tercih etti. Öğretim yılının sonuna doğru babası oğlunu ziyarete geldi ve bu arada beraberce şehri dolaşmaya çıktılar. Bir aralık Beyazıt'ta dolaşırken geniş bir bahçeye girdiler. Karşılarındaki büyük binayı gösteren baba, oğluna sordu:

- Bu ne yavrum? Hastahane mi?

"Ben de bilmiyorum!" diye cevap veren delikanlı, o sırada yanlarından geçen bir gence dönüp sordu:

- Afedersiniz, bu ne binasıdır?

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Kekemenin biri bir gun Beşiktaş'ta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamış. Yakınındaki bir bakkala girip:

- Kakakakarrdesssss, bubububurraaalarrrrdaddadada bir kekekemememe okukukukuluuu varmış, nenenenerededede bibibiliyorr musususun?
diye sormuş.

Bakkal da:

- Okulun yerini bilmiyorum ama ağabey, senin okula hiç ihtiyacın yok bence, gayet iyi kekeliyorsun!...

Oy ver:
loading
4(9 oy)

Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda bulunmuş:

- Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın...

Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:

- Sen kendini geri zekali mı hissediyorsun? diye sormuş öğretmen.

- Hayır! demiş çocuk. Ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı!!!

Oy ver:
loading
5(12 oy)

Sayfalar