Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Bayan profesör, solunum olayını sormak amacıyla; sigarasından bir nefes çekip
ögrencisinin yüzüne üfledi:

- Söyle bakalım, bu nedir?

- Terbiyesizliktir efendim!...

Oy ver:
loading
4(15 oy)

Biyoloji Öğretmeni, öğrencilerinden birisine sormuş. Çocuğum:

- Refleks haricinde insanların isteksiz olarak hareket eden şeyine ne denir?

Öğrenci:

- "Tik" denir hocam!

Öğretmen:

- Afferin çocuğum bildin. Senin adın nedir?

Öğrenci:

- Tüleyman öğretmenim!...

Oy ver:
loading
2.5(8 oy)

Öğretmen sormuş:

- Hangi ayda yirmi sekiz gün var?

Soner cevap vermiş:

- Hepsinde hocam.

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

Katolik okulunda minikler yemek saati gelince yemekhanede sıraya girmişler. Derken bir bakmışlar ki, rahibelerden biri meyva bölümündeki kıpkırmızı elmaların üzerine bir not yapıştırmış: "Sadece bir tane alın; Tanrı bakıyor!" Bunu gören afacanlardan biri bunun özerine, tatlı bölümüne geldikleri zaman çikolatalı kurabiyelerin üzerine şöyle bir not yapıştırmış: "İstediğiniz kadar alın; Tanrı elmalara bakıyor!"

Oy ver:
loading
3.5(6 oy)

Öğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş:

- Kim hangi madene sahip olmak ister çocuklar?

Önce John cevap vermiş:

- Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım!

Ardından Mike cevaplamış:

- Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım!

En son Küçük Joe yanıtlamış:

- Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!...

Oy ver:
loading
4(11 oy)

Sayfalar