Okul Fıkraları

Okullar elbette ki ilim yuvalarıdır fakat kim demiş ilim içinde espri olmaz diye. Esasında okul fıkralarını besleyen en önemli konuların "Cehalet ve Tembellik" olduğunu da kabul etmek gerekir.

Öğretmen, öğrencilere:

- Sizlere sorular soracağım. Birinci soruyu bilene ikinci soru sorulmayacak. Şimdi söyle bakalım Ahmet, bir hindinin kaç tane tüyü vardır?

- 9567 tane tüyü vardır öğretmenim!...

- Nereden öğrendin bunu?

- Öğretmenim, hani birinciyi bilene ikinci soruyu sormayacaktınız?!...

Oy ver:
loading
3.5(7 oy)

Öğretmen sormuş:

- Söyle bakalım, iki yüzlü kime denir?

Zeynep:

- Okula gülerek gelen öğrenciye.

Oy ver:
loading
3.5(9 oy)

Minik kız elinde karnesiyle evden içeri girmiş. Karnesini babasına göstermiş. Babası bir bakmış bastan aşağı pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama öğretmen karnenin altına şöyle bir not düşmüş: "Çok akıllı ve yetenekli bir çocuk fakat bir kusuru var, derste çok konuşuyor. Buna nasıl son verebileceğimiz hakkında fikirlerim var, en kısa zamanda siz velisiyle de paylaşmak istiyorum!" Baba bunun üzerine karneyi imzalamış ve öğretmenin görüşlerinin altına kendi de bir not düşmüş: "Lütfen paylaşalım! İşe yararsa, annesinde de aynı yöntemi uygularız!..."

Oy ver:
loading
4(39 oy)

Karne günüydü. Küçük oğlan okuldan döndü. Annesi: "Karnen nerede?" diye sordu. Çocuk güldü:

- Arkadaşıma ödünç verdim! Babasını korkutacak!...

Oy ver:
loading
4.5(22 oy)

Ali hep parmak hesabı yapıyormuş. Bir gün hocası Aliye sormuş:

- İki artı iki kaç eder?

Ali hesaplayıp "Dört" demiş. Öğretmeni kızıp; Ali'ye ellerini cebine sokmasını söylemiş. Bu sefer yine sormuş:

- Altı artı beş kaç eder?

Ali hesaplayıp "On bir" demiş...

Oy ver:
loading
2(11 oy)

Sayfalar